SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Doğal armut pekmezi yapımı başladı

GİRESUN HABERLERİ, GÜNCEL HABERLER

Bu kitap ailelere rehber olacak

EĞİTİM, GİRESUN HABERLERİ

AK Parti’den İmamoğlu’na: ‘Aile isimlerini vererek tehdit ediyor… Özür dilemeli’

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın toplantısı düzenledi.

Bu haber 09 Nisan 2019 - 8:55 'de eklendi ve 61 kez görüntülendi.

Çelik’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Terör örgütleri arasında ayrım gözetmeyen bir politikamız var. Maalesef müttefiklerimini terör örgütlerine destek verdiklerini görüyoruz.

İMAMOĞLU’NA: “AİLE İSİMLERİNİ VEREREK TEHDİT EDİYOR”

(İstanbul seçimleri) Bugün entresan bir gelişme oldu. Daha geçtiğimiz günlerde CHP Sözcüsü YSK’yı tehdit ederken biz bu tehdidin yanlışlığını anlatmak için ‘kürsülere hesap makinası ile çıkacağınıza anayasa ile çıkın’ dememize rağmen bundan ders alınmadığı görülüyor.

Bugün CHP’nin İstanbul adayı, çok vahim bir işe imza atarak medya gruplarının sahibi olan aileleri, soyadlarını zikrederek tehdit etmiştir. Bu kadar vahim bir işe nasıl imza atılıyor? Daha bir gün öncesinde bu CHP adayı  ailelerinizin kıymetini bilin, ailelerinize sarılın, siyasi ihtiraslardan uzak durun gibisinden açıklamalar  yapıyordu. Bugün ise aile isimlerini vererek tehdit ediyor. Tabi böyle bir basiretsizliğin hiçbir zaman unutulması mümkün değil. Bu insanların büyükleri var, çoluk çocukları var, eşleri var, akrabaları var aynı soyadını taşıyan çok sayıda kesim var.

Bu şekilde bir hedef gösterme basiretsizce ve şuursuzca. Doğrudan aile kavramını hedef alan, siyasetçilerin hiç girmemesi gereken temel konulardan birinin ihlali anlamına geliyor. Her gün çıkacaksınız, sevgi-saygı diye bahsedeceksiniz, ‘ailelerinizin kıymetini bilin’ diye siyasi bir konuşma yaparken, bir hayat koçu gibi konuşacaksınız sonra arkasından konuşacaksınız, pek çok ailenin ismini verip tehdit edeceksiniz, kamuoyu önünde insanların tepkisini doğuracak şekilde hedef göstereceksiniz. Son derece basiretsiz ve son derece şuursuz yaklaşım.

CHP’nin İstanbul adayının bir şeye karar vermesi lazım. Bu sevgi-saygı cümlelerinin arkasında mıdır, yoksa bunun altına gizlenmiş bu şekilde tehditkar, bu derece insanların soyadlarını, ailelerini, eşlerini, akrabalarını hedef gösterecek şekilde vahşi bir yaklaşıma mı sahiptir?  Ya da bunlar iç içe midir? Buna karar vermesi lazım.

AK Parti'den İmamoğlu'na: 'Aile isimlerini vererek tehdit ediyor... Özür dilemeli'

“BU AİLELERDEN ÖZÜR DİLENMESİ GEREKTİĞİNİN ALTINI ÇİZİYORUM”

Yanlışlıkla yapılacak bir işe benzemiyor. Ama yanlışlıkla yapılacaksa bu çiğlikten geri dönülmesi ve netice itibariyle de bu ailelerden özür dilenmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Özür dilenmesi çok önemli çünkü soyadlarını vererek aileleri hedef gösteriyorsunuz. Basiretsiz ve şuursuzca bir iş yapıyorsunuz.  Medyayı eleştirebilirsiniz, bu demokratik bir haktır. Medya ile ilgili olarak pek çok eleştiriyi gündeme getirebilirsiniz. Demokrasinin temel esasıdır, kimseyi hakaret etmediğiniz sürece, hedef göstermediğiniz sürece, tehdit etmediğiniz sürece her türlü eleştiri haktır. Ve bu eleştiriyi yaptığınızda kişilik haklarını rencide etmiyorsanız, tehdit etmiyorsanız, hedef göstermiyorsanız eleştirinize de kulak verilir. Ama çıkıp söyleyecek söz bulamayıp, ‘ben şu konuda haklıyım, bu konuda haklıyım o zaman şu haksız cürümlere imza atma hakkım vardır’ gibi bir yaklaşım ortaya koyarsanız, bu son derece vahim bulunur ve maalesef herhangi bir ünvana sahip olmadan bunları yapıyorsanız, yarın bir gün bir resmi ünvanınız olduğunda acaba ne yapardınız gibisinden bir soruyu kafalara yerleştirmiş olur.

Her neyi eleştiriyorsanız, neye canınız sıkılıyorsa bunu ifade edebilirsiniz fakat aileleri, soyadları vererek, tüm o soyadını taşıyan insanları hedef gösterecek şekilde açıklamada bulunmanız siyaseten sorun olduğu ortadadır ama ahlâken de sorundur. Herkesin ailesi var, herkes ailesi konusunda hassas. Hele hele daha bir gün önce ailenizden bahseden bir konuşma yapıp da ertesin gün, daha üzerinden 24 saat geçmeden başkalarının ailelerini tehdit edecek şekilde soyadları üzerinden bu yaklaşımı ortaya koyarsanız, bu utanç verici bir şey olur. Ve yapmanız gereken tek şey, dürüst bir şekilde, açık bir şekilde özür dilemektir.

Bakın bir sürü yanlışa, çiğliğe bu dönemde imza atılıyor. Aslında bu mekanizmalar olağan bir şekilde işliyor, hukuk kararını veriyor. Sonrasında da siyasetçiler olarak hukukun verdiği kararı saygıyla selamlıyoruz.

Bugün CHP’nin Ankara adayı mazbatasını aldı. Karar verildi ve netice itibariyle mazbatasını aldı. Partimiz adına Fatih Bey, mazbatasını alan adayı tebrik etti. Belediye Başkanımız Mustafa Tuna Bey, devir teslim törenine katılarak, çiçek vererek, mazbatasını alan adayı tebrik etti. Memleketin sahibi millettir. Hiçbir grup, hicip, parti değildir, demokrasinin sahibi millettir. Ne derse o olur. Biz de başımızın üstünde emanet gibi taşırız.

(Mansur Yavaş için) Yine çok önemli bir konu. Her gün anıtkabire gitme imkanı varken, İstanbul adayı gibi, sahip olmadığı bir ünvanı kullanarak, herhangi bir şekilde Anıtkabir ziyareti yapmadı, Atatürk’ün aziz hatırasına istismar etmedi, Anıtkabir defterini siyasi bakımdan suistimal etmedi. Ne oldu, mazbatasını aldıktan sonra bunu yaptı, resmi ünvanını oraya yazdı. Bununla ilgili bir eleştiri var mıdır, hayır. Demek ki mesele devlet adabına, usullere, Anıtkabirle ilgili protokol kurallarına, aziz Atatürk’ün aziz hatırasına saygı temelindeki davranış biçimlreine uyulmasıyla ilgilidir. CHP İstanbul adayı bununla ilgili hâlâ bu yaptığı yanlış işten dolayı özür içerisine girmemiştir.

Her gün çıkıyorlar televizyona diyorlar ki ‘Allah aşkına germeyin, toplum çok geriliyor’ diyorlar. Yukarıdan aşağıya söylüyorum; eski geleneklerini aynen devam ettirip, her türlü gerginlik politikasına imza atıyorlar. İstanbul’da medya sahibi olan ailelerin soyadlarını meydanlarda vererek, onları hedef gösteriyorlar. İlçe seçim kurullarını, il seçim kurullarını, YSK’yı tehdit edip baskı altına almaya çalışıyorlar. Sistematik olarak bu kadar CHP skandalının art arda geldiği  bir dönem az görüşmüştür. Neredeyse bütün siyasi tarihlerindeki skandalları  bu bir haftaya sığdıracak şekilde hareket içindeler.

Karşımızdaki ittifakın bileşenlerini oluşturan genel başkanlar, bir basın toplantısı gerçekleştirdiler. Sayın Cumhurbaşkanımızın demokratlığını sorgulayan, ona dışarıda üretilen birtakım söylentileri ve etiketleri yapıştırmaya çalışan bir üslup kullanmaya çalıştılar. Biz tabi bunların dışarıda söylenmesine çok alışkınız fakat Türkiye’deki son seçimden ikinci olarak çıkmış olan ittifakın bileşenlerini oluşturan genel başkanların yapmış olduğu basın toplantısında kullandıkları söylem ve argümanların, Mısır’daki Sisi’nin resmi yayın organı olan Al-Ahram gazetesinde Cumhurbaşkanımızla ilgili ve partimizle ilgili kullanılan argümanlardan hiçbir farkı yok. Normalde buna şaşırmamız lazımdı. Bu nasıl olabiliyor? Nasıl böyle konuşabilirler diye. Ama maalesef şaşırmıyoruz artık. Çünkü biz Türkiye’ye karşı dışarıda en büyük husumet odaklarının ortaya koyduğu argümanların, Cumhurbaşkanımıza dönük olarak ortaya koydukları bu iftiraların ve bu sorgulamaların anında tercüme edilerek içeride başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, onun müttefikleri tarafından dile getirilmesine alışkınız.

İstanbul Barosu’nun kendini YSK yerine koyması son derece vahimdir.

Bugün Ankara’da olduğu gibi itirazlar sonuçlanıyor, olağan bir süreç işliyor.

Ayrıntılar geliyor…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort MP3 DİNLE, film izle ,evden eve nakliyat ,youtube mp3 ,wmdark.com - wmdark Kaynaklar ve Bilgiler.