Altın Oranlı Zeytinlik Evleri DOKA İle Yeniden Hayat Buldu

Giresun’da fındık ticareti yapan gemilerin yaklaşık 200 yıl önce Fransa’nın Marsilya şehrinden getirdiği malzemeler, Anadolu sivil mimarisinde eşine az rastlanır bir mahalle kültürünün doğmasına neden oldu.

Giresun’da fındık ticareti yapan gemilerin yaklaşık 200 yıl önce Fransa’nın Marsilya şehrinden getirdiği malzemeler, Anadolu sivil mimarisinde eşine az rastlanır bir mahalle kültürünün doğmasına neden oldu.

Giresun Kalesi’nin eteklerinde kurulan Zeytinlik Mahallesi’nde altın oran kuralına göre inşa edilen Marsilya tarzı evler; bahçesi, fırını, ocağı ve kuyusu ile bugünlere kadar geldi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini yürüten Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (DOKA) desteğiyle restore edilen evlerle ilgili videolu bir paylaşım yapan Bakan Varank, “200 yıl önce Marsilya’dan gelen malzemelerle Giresun’da inşa edilen Zeytinlik Mahallesi, bölgesel kalkınma desteklerimizin güzel bir yansıması oldu. DOKA desteğiyle yeniden ayağa kalkan bu kadim mahalle, şimdi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmeye hazırlanıyor.” dedi.


GÜMÜŞHANE’DEN GELDİLER
19’ncu yüzyılda Gümüşhane’den Giresun’a gelen zengin madenciler, bugün Zeytinlik olarak bilinen bölgeye yerleşti. Armatörlük ve fındık ticareti yaparak işlerini büyüten Zeytinlik halkı, kazançları ile bugün görenleri hayran bırakan evler inşa etti. Ticaret yaptıkları Marsilya’dan getirttikleri malzemeler ile yaptırılan evler, zamanla Giresun’un simgelerinden biri haline geldi.


BİR SEMT TASARIMI
Bir sıra ev, bir sıra bahçe şeklinde planlanan evler ile bir semt tasarlanırken geniş bahçeleri, fırını, ocağı, kuyusu, çamaşırlığı ve müştemilatı ile Zeytinlik, bölgenin sosyal yaşamında da önemli bir yer edindi. Aradan geçen 200 yılda el değiştiren evlerin bazıları yok olmaya yüz tutarken bir kısmı da yapılan değişikliklerle aslından uzaklaştı.


BÖLGESEL KALKINMA ÖRNEĞİ
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Giresin İl Özel İdaresi ile birlikte mahalleyi yeniden ayağa kaldırmak için bölgesel kalkınmaya örnek bir proje hazırladı. 4 buçuk milyon TL bütçeli Tarihi Zeytinlik Mevkii Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi ile Zeytinlik’teki 40 tescilli bina aslına uygun olarak restore edildi. Bir bölümü butik otel, kafe, restoran, müze gibi yapılara dönüştürülen binalar ile bölgenin turizm destinasyonu haline gelmesi amaçlandı. Türkiye’nin tek tescilli trafo binasının da restore edildiği çalışmaya Giresun Belediyesi de destek verdi.
GOGORA MAHALLESİ
Kentsel sit alanı olan Zeytinlik, yaklaşık iki asır önce Avrupa’dan ithal edilen malzemelerle inşa edildi. Zamanında Rumlar ile Türklerin yıllarca birlikte yaşadığı, türkülere konu olan Zeytinlik evleri, 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillendi. 16’ncı yüzyıldan bu yana yerleşim yeri olan ve o dönemlerde “Gogora Mahallesi” olarak anılan semtteki evler, kendine özgü bahçesi, kapıları, pencereleri, iç dizaynı gibi mimari özellikleriyle de ön plana çıkıyor.
IŞIK MANZARA VE HAVA
Osmanlı tapu kayıtları incelenerek kimler tarafından ne zaman yapıldığı, şu an kimlerin oturduğu tespit edilen evlerin hiçbiri diğerinin ışığını, manzarasını ve hava sirkülasyonunu etkilemeyecek şekilde konumlandırılmış. En eskisi 1840 yılına tarihlendirilen, hepsinin kimliği çıkartılan evlerin mimarisinde altın oran kuralına uyulması dikkat çekiyor.


ALTIN ORAN NEDİR?
Mimaride büyük parçanın küçük parçaya oranının 1,618 olması altın oran ile ifade ediliyor. Yatay ve düşey ölçülerin uyumunu anlatan bu oran, Antik Yunan’dan günümüze kadar mimaride kullanılıyor. Resim, fotoğrafçılık ve sinema gibi görsel sanatlarda da eserin mükemmelliğini anlatan altın oran, evrensel güzelliğin sayısal karşılığı olarak tanımlıyor.
ZİYARETÇİ AKINI
DOKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman, Zeytinlik Mahallesi’ni yaşayan bir turizm destinasyonu haline getirmeyi amaçladıklarını belirterek “Bu proje kapsamında iki etap halinde 40 binanın restorasyonu gerçekleştirildi. Bu çalışmamızı otellerle kafelerle, restoranlarla destekleyerek istihdama katkı sağlamayı da hedefledik. Projenin tamamlanmasıyla birlikte mahallemize çok yoğun bir ziyaretçi akını var.” dedi.
AVRUPA KENTİ
Zeytinlik Mahallesi Proje Koordinatörü Doç. Dr. Gazanfer İltar, Avrupa ülkelerine gemilerle fındık götüren tüccarların dönüşte inşaat malzemeleri getirdiğini ifade ederek “İşte buradaki mahallede yapılan evlerin hemen hemen tamamının malzemeleri Marsilya’dan gelmektedir. Kiremitler Marsilya’dan, ferforjeler Marsilya’dan, kapı tasarımlarının pek çoğu Marsilya’dandır. Dolayısıyla bu mahallede bir Avrupa kenti görürsünüz.” diye konuştu.
O DÖNEMİN AKILLI EVLERİ
Evlerin içinin sanat galerisini andırdığını kaydeden Doç. İltar, “Mobilyalar, koltuklar, piyanolar, konsollar, hepsi Marsilya’dan getirilmiştir. Burada görmüş olduğunuz evler aslında o dönemin akıllı evleridir. Her ev kendi ekosistemini yaratmıştır. Evin geniş bahçesin içerisinde, sarnıçları, kuyuları, ocakları, fırınları vardır. Çatılardan akan sular evlerin girişlerinin altına sarnıçlarda biriktirilir, günlük işlerde kullanılır.” dedi.
LOZAN VE MÜBADELE
Doç. İltar, 1923 yılında imzalanan Lozan Anlaşması’nın ardından hayata geçirilen mübadele döneminde mahalleden göç eden Rumların yerine Selanik mübadillerinin yerleştirildiğini bildirerek “Bir de Tirebolu yangınında evleri yanan vatandaşlar buraya yerleştirilmiş. Boş kalan evler bir müddet sonra harap hale gelmişti.” diye konuştu.
DOKA’YA TEŞEKKÜR
Doğma büyüme Zeytinlikli olan 76 yaşındaki Ali Tığlıoğlu, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının sayesinde mahallesinin çok güzel olduğunu anlatarak “Turist sayısında çok artış oldu. Bütün komşularım da her şey için teşekkür ediyor.” dedi. 42 yıl önce mahalleye gelin gelen Nurhan Çakır da “Kapımı açıp kapamaktan yoruluyorum. İnsanlar resim çekmek için sormak için tarihçesini öğrenmek için geliyorlar. O da bizim için bir şenlenme yani.” diye konuştu.
BÜYÜLÜ BİR HİS
85 yaşındaki Belgin Gökdeniz, “Bu mahallede çok mutlu oldum. Düşünün 1953 yılından beri yaşıyorum. 17 yaşındaydım buraya geldiğimde.” derken Gökdeniz gibi mahallede oturan torunu Selim Gökdeniz de “Güzel bir atmosferi var mahallemizin. Sabahleyin saat 6’da kalktığınızda kuş cıvıltıları, o güneşin yeni doğuşu çok büyülü bir his uyandırıyor. Buradan başka bir yere evim diyeceğimi zannetmiyorum.” değerlendirmesini yaptı.