SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeleri peş peşe açıkladı!

Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’da önemli açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesi uyarılarda bulunarak,

Bu haber 30 Ocak 2019 - 22:16 'de eklendi ve 77 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde “Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı”na katıldı.

Toplantıda, seçim süreci ve takvimini, seçim koordinasyon  merkezlerinin çalışma biçimlerini, sandık ve seçim kurulu temsilcilerinin  görevlerini ve seçimle ilgili tüm konuların konuşulacağını aktaran Cumhurbaşkanı  Erdoğan, bu toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

“Demokrasilerde sandık namustur, çünkü siz sahada ne kadar  çalışırsanız çalışın, seçimin kazanıldığı yer sandıktır.” ifadesini kullanan  Erdoğan, demokrasinin fiilen tecelli ettiği yer olan sandığa sahip çıkılmazsa  millet iradesinin yönetime yansımasının da temin edilemeyeceğini söyledi.

Mersin’e bağlı Arslanköy’de yapılan 1947 Muhtarlık Seçimleri’nde  yaşanan olayları anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Zaman zaman anlattığım Arslanköy örneği vardır. Genç  kardeşlerimiz  bunu bilmezler. CHP’yi anlamak ve tanımak için Arslanköy’ü ve Arslanköy’ün  kadınlarını da iyi tanımak ve anlamak gerekiyor. CHP 1946 seçimlerini açık oy,  gizli tasnif usulüyle kazandıktan sonra yetinmemiş, bu defa da gözünü 1947  yılında yapılan muhtarlık seçimlerine dikmiştir. Torosların tepesindeki Arslanköy  sakinleri, CHP’nin dayattığı zalim muhtarı değil kendi desteklediklerinin  Demokrat Partili adayı seçmek için dört gözle sandığı beklemektedir. Seçim  sandığı köye gelir ama Halkevine konulan sandığa Demokrat Partili adaya oy  vereceği bilinen hiç kimse yaklaştırılmaz. İtirazlar üzerine sandık, köy odasına  götürülür. Ahali oyunu kullanır ve akşam sandık kapanır. Sandığın başındaki  görevli, CHP adayının kazanamayacağını görünce, ‘hastalandım’ diyerek, oy  sayımını ertesi güne bırakmak ve sandığını karakola götürmek ister.

Bunun üzerine Arslanköy’ün kahraman kadınları, köy odasının önünde  toplanır ve sandığın başka yere götürülmesine izin vermezler. Sandıktan çıkacak  iradelerinin çiğnenmesine müsaade etmeyen bu kadınlar, Torosların soğuğunda  jandarma ile sabaha kadar sandığı beklerler. Ertesi gün yapılan sayımda, Demokrat  Partili köy muhtarı adayı, seçimi 10 kat farkla kazanır.

Sonucu hazmedemeyen CHP’li yöneticilerin itirazıyla il valisi seçimin  yenilenmesine karar verir. Köye gelen ve başlarında sarhoş bir zabitin bulunduğu  jandarmayla seçim sandığına ve orada tecelli eden iradelerine sıkı sıkıya sahip  çıkan köylüler arasında nahoş hadiseler yaşanır. Aralarında birkaç aylık  bebeklerinin de bulunduğu, kadınların da bulunduğu çok sayıda Arslanköylü  gözaltına alınıp demir parmaklıklar arkasına atılır. Yine CHP tarafından  ayarlanan bir hakim vasıtasıyla bu olay bir isyan havasına büründürülüp sanıklar  hakkında idam cezası istenir. CHP budur.”

“REY DEMEK IRZ DEMEKTİR”

Yargılananlar arasında bulunan “Elif” isminde kahraman bir kadının,  hakime dönerek, “Rey demek ırz demektir. Soruyorum size, oyumuzu mu teslim  edelim, ırzımızı mı?” dediğini aktaran Erdoğan, “Bu kahraman kadın, parmağıyla  boynunu gösterip, ‘İdama kadar yolu var’ sözüyle adeta meydan okumuştur.” dedi.

Demokrat Partili ünlü isimlerin avukatlığını üstlendiği  Arslanköylülerin yargılanmasının bir yıldan fazla sürdüğünü anımsatan Erdoğan,  “Arslanköylüler yargılamanın ardından ya beraat ederler yada küçük cezalar alarak  tahliye olurlar. Tarihimize 47 Hadisesi olarak geçen bu olay, milletimizin  sandığı ve oradan çıkan iradesine olan bağlılığını göstermesi bakımından çok  önemlidir.” ifadelerini kullandı.

CHP’yi tanımak isteyenlere seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:

“CHP’yi tanımak istiyorsanız CHP budur. CHP hiçbir zaman sandıktan  çıkan iradeye saygı duymamıştır. CHP hiçbir zaman milli iradeye saygı  duymamıştır. CHP hep açık oy, gizli tasnifle seçim yapma yoluna gitmiştir. Şimdi  tabii bunları yapamıyorlar ama fırsatını bulsalar nasıl ki bölücü terör örgütünün  arkasında olduğu parti, birçok yerde oyları alıp istedikleri gibi kullandılar mı?  Kullandılar. Muhtarları tehdit ettiler mi? Ettiler. Ondan sonra da oyları  kendileri istedikleri gibi orada kullanmak suretiyle silme, o köylerde,  beldelerde, ilçelerde sandıklardan kendi hesaplarına netice çıkarttılar. Seçim  sandığındaki oya sahip çıkmakla ırza sahip çıkmayı aynı gören bir demokrasi  mirasına sahip olduğumuzu asla unutmayacağız. Milletimiz, hiçbir hakkı gibi  iradesini sandığa özgürce yansıtma hakkını da öyle kolay almamıştır.

Rahmetli Menderes, sandıktan çıktığı halde arkasında CHP’lilerin  olduğu darbecilerin urganından kendini kurtaramamıştır. Yine aynı CHP, sandıktan  çıkan rahmetli Türkeş ve arkadaşlarını 12 Eylül’de en ağır işkencelere maruz  bırakarak idamla yargılayanların mirasçılarını bugünlerde yeniden vitrine  çıkartmak suretiyle 60 yıldır hiç değişmediğini gösteriyor. Milletten aldığı  yetkiyle başbakanlık görevine gelen rahmetli Erbakan’ı, binbir hileyle alaşağı  eden de yine aynı kafadır. Bölücü terör örgütünün güdümündeki siyasi partiyle  girdiği yakın ilişki CHP’nin gerçek yüzünün sadece bir kısmıdır.”

“YONTULMAMIŞ BİR FAŞİST ZİHNİYET”

AK Parti’nin adeta anayasa değiştirebilecek güce sahip olduğu dönemde  kapatılmak istendiğini anımsatan Erdoğan, “Yine bu CHP’nin başındakiler ne dedi?  ‘Ankara’da da savcılar, hakimler varmış’ dediler. Aynı CHP, değişen bir şey yok.  Bu kadar güçlü geleceksin, millet sana böyle bir yetki verecek ve bu CHP  zihniyeti partimizi kapatma noktasında adımlarını atacak. Bugün karşımızda  yıllardır iktidardan uzak kalmış olmanın mahcubiyetiyle demokrasi ve özgürlük  havariliğine soyunan bir CHP olması kimseyi aldatmasın.” değerlendirmesinde  bulundu.

“Şimdi yanlarında yoldaşları var, yandaşları var.” ifadesini kullanan  Erdoğan, “Bu yoldaşlarıyla, bu yandaşlarıyla beraber şu anda adeta karşımızda  Cumhur İttifakı’na karşı bir ittifak oluşturdular. Başarılı olamayacaklar, yine  onlara, ben inanıyorum ki 31 Mart’ta benim vatandaşlarım gereken dersi, gereken  cevabı sandıkta verecektir. İş başında bulundukları belediyelerden, kendi  partilerinin içindeki uygulamalardan çok iyi biliyoruz ki bu kılıfın altında gücü  eline geçirme umuduyla yanıp tutuşan, yontulmamış bir faşist zihniyet vardır.”  dedi.

Kendilerinin sandığın namusunu korudukları sürece CHP’nin milletin  gönlünde yer edinerek o sandıktan çıkma şansının olmadığını dile getiren Erdoğan,  “Bugün CHP’ye oy verenlerin ya aileden tevarüs ettikleri bir alışkanlıkla ya  ideolojik bağnazlıkla ya da biz kendimizi doğru şekilde anlatamadığımız için bu  partinin yalanlarına kanarak oraya meyledenlerden oluştuğunu biliyoruz. AK Parti  ve Cumhur İttifakı olarak biz milletimizle gönül bağımızı güçlendirdikçe CHP’nin  giderek marjinalleşeceğine ve siyasetin denkleminden çıkacağına ben inanıyorum.  İnşallah önümüzdeki seçimler CHP’nin devre dışı kalışının da miladı olacaktır.”  diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak her seçimde olduğu gibi 31 Mart  için de sıkı bir hazırlık içinde olduklarını vurgulayarak, bu çerçevede en önemli  görevin seçim işleri başkanlarına ve onlarla birlikte çalışanlara düştüğünü  söyledi.

Seçimlerde dikkat edilmesi gereken hususları ana başlıklarıyla  tekrarlayan Erdoğan, partilerini temsil eden sandık kurulu üyelerinin seçim günü  oy verme işleminden en az bir saat önce görev yerlerinde hazır bulunmaları  gerektiğine işaret etti.

Oy verme işlemi devam ettiği sürece partilerinin aleyhine herhangi bir  işlem yapılmasına, haksızlığa ve adaletsizliğe yol açılmasına, bu kişilerin engel  olacağını söyleyen Erdoğan, “Asla sandık mekanını terk etmeyecek, ayrılacağı  zamanda oradaki sandık müşahidiyle paslaşarak ayrılıp ihtiyaç giderecektir, bu o  kadar önemli.” dedi.

“DİKKATLİ OLMALI, HİÇBİR SANDIĞI BOŞ BIRAKMAMALIYIZ”

Erdoğan, sandıkların kapanmasının ardından oy torbalarının seçim  kuruluna götürülmesine de bu kişilerin refakat edeceklerini aktararak, “Beraberce  kurula onlarla gidecek ve son ana kadar da o teslimatı yapıp öyle dönecek. Ben  bunu yaşadım. 89, Beyoğlu mahalli seçimi yaşadım. Kazandığımız seçimi elimizden  böyle aldılar. Onda da bir hayır vardı, o ayrı mesele ama işi hafife  almayacağız.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran’da 180 bin 524 sandıkta oy  kullanıldığını, bu sayının 31 Mart seçimleri için 195 bine çıktığını  hatırlatarak, “Dolayısıyla daha dikkatli olmalı, hiçbir sandığı boş  bırakmamalıyız.” dedi.

Sandık kurullarına son seçimlerde en çok oyu alan 5 partinin üye  verdiğini ve bu nedenle AK Parti’nin de tüm sandıklarda üye bulundurma hakkına  sahip olduğunu anımsatan Erdoğan, İstanbul’daki tüm sandıklarda sandık kurulu  üyelerinin belirlendiği bilgisinin kendisine geçen hafta iletildiğini aktardı.

“İŞİ SIKI TUTACAĞIZ, HAFİFE ALMAYACAĞIZ”

Rastgele bazı sandık kurulu üyelerini gece saatlerinde telefonla  aradığını hatırlatan Erdoğan, “Birkaç tanesi henüz hangi sandıkta görevli  olduğunu bilmiyordu, bilenler vardı, bir de ‘bize henüz tebliğ edilmedi’ diyerek  işin idraki içerisinde olanlar vardı. Bak bir gece sizi de arayabilirim çünkü bu  işi sıkı tutacağız, hafife almayacağız. Sıkı tutacağız ki 31 Mart’ta da Allah’ın  izniyle sandıklardan biz çıkalım. Şimdi biz burada söyledik, tabii hemen o malum  zat da aramaya başlayabilir yani.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, aynı şekilde sandık müşahitlerine de önemli görevler  düştüğünü vurgulayarak, “Sandıkları asla boş bırakmayacak, bu arkadaşlarımız  gerektiğinde itirazlarını yazılı olarak kayda geçireceklerdir. Bunun yanında  sandık müşahitlerimiz henüz oylarını kullanmamış üyelerimize ulaşıp onların  sandığa gelmelerini temin edeceklerdir. Sandık sonuçlarını partimizdeki sonuç  alma sistemine bildirme ve ıslak imzalı sandık sonuç tutanağını ilçe teşkilatına  götürme görevi de sandık müşahitlerimize aittir. Sonuç alma sistemini asla ihmal  etmemeliyiz. Hem neticelere süratle ulaşmak hem oy farklarının az olduğu  yerlerdeki hareket tarzımızı belirlemek hem de kayıp ve kaçakları tespit etmek  için bu sistemi etkin şekilde kullanmalıyız.” dedi.

Oy verilen okullarda ve bu okulların katlarında ayrı ayrı  sorumlularının bulunacağını söyleyen Erdoğan, “Binadaki tüm görevlilerimizi  koordine etme, yaşanabilecek muhtemel sorunlara müdahale etme gerektiğinde ilçe  teşkilatından yardım alma vazifesi okul sorumlularımızın uhdesindedir. İlçe  teşkilatlarımız, hukuki yardımdan lojistik desteğe kadar her konuda seçim günü  tüm hazırlıklarını yapmış olarak faaliyet yürütecektir. Aynı şekilde il  teşkilatlarımız da tüm şehrin koordinasyonunu eksiksiz şekilde yerine getirecek,  gerektiğinde ilçelere takviye yapacaktır.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu çalışmaları layıkıyla yerine  getirdikleri takdirde sandığa sahip çıkmış olacaklarına vurgu yaparak,  “Milletimizin sandıktan çıkan iradesinin başımızın üzerinde yeri vardır. Eğer  orada bir sıkıntı varsa bunun sorumlusunun sandık değil kendimiz olduğunu kabul  etmeliyiz. Bizim anlayışımıza göre milletle inatlaşılmaz millete tabi olunur.  Sandıkta sıkıntı yaşamışsak, milletimizle olan gönül bağımızı sorgulamalı, nereyi  eksik bıraktığımızı, nerede hata yaptığımızı tespit etmeliyiz. Tabii asıl olan bu  muhasebeyi sandığa gitmeden yapmak ve eksikleri seçim günü gelmeden gidermektir.”  dedi.

“62 GÜNLÜK BİR ZAMAN VAR”

31 Mart yerel seçimlerine 62 günlük bir zaman kaldığını vurgulayan  Erdoğan, “Bu süre pek çok meselenin üstesinden gelebilmemize, milletimizle olan  muhabbetimizi en üst düzeye çıkarmamıza yeterlidir.” ifadelerini kullandı.

Bir yandan seçim hazırlıkları diğer yandan Türkiye’nin ve milletin  meselelerinin çözümü için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Erdoğan,  “Her fırsatta milletimizin hayatını kolaylaştıracak, sanayicimizin, esnafımızın,  çiftçimizin, üreticimizin, emeklimizin velhasıl toplumun her kesiminin derlerine  derman olacak adımlarla ilgili müjdelerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.” diye  konuştu.

NİŞASTA BAZLI ŞEKER KOTASI YÜZDE 2,5’E DÜŞÜRÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nişasta bazlı şeker kotalarına ilişkin, “2001  yılında yayınlanan Şeker Kanunu’nda, nişasta bazlı şeker kotaları yüzde 10 olarak  belirlenmişti. Biz bu kotayı geçtiğimiz yıl yüzde 5’e düşürmüştük. Şimdi bir adım  daha atıyor ve nişasta bazlı şeker kotasını yüzde 2,5’a indiriyoruz. Böylece  milletimiz arasında tartışma konusu olan nişasta bazlı şeker kullanımını oldukça  düşük bir seviyeye çekmiş oluyoruz. Halkımızın sağlıklı ve güvenli gıdaya  ulaşabilmesi için üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

SOMA IŞIKLAR’DA 2 BİN 400 MADENCİYE KADRO

Türkiye’deki kömür madenlerine de değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Ülkemizin şu anki kömür rezervi 20 milyar tona ulaştı. Türkiye’nin  kömür rezervinin toplam değeri ise 300-350 milyar dolar civarındadır. Hedefimiz  bu rezervin tamamını ülkemize kazandırmaktır. Bu amaçla bakanlığımıza bağlı  kurumlarımıza ait 7 sahayı daha işletmeye açarak, kömür üretimini 18,5 milyon ton  artırdık. Geçtiğimiz yıl 101,5 ton kömür üretimiyle Cumhuriyet tarihinin rekorunu  kırdık.”

Kömür madenlerinde çalışan işçilere de müjde veren Erdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:

“Manisa Soma’daki kömür madenlerinde çalışan kardeşlerimize bir müjde  vermek istiyorum. Soma Işıklar bölgesinde rödovans usulü ile çalıştırılan ve  yılda 6 milyon ton kömür çıkartılan bölgelerdeki sözleşmeler sona ermek üzeredir.  Bu madenler önümüzdeki dönemde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumumuza ait bir  şirket tarafından işletilecektir. Halen bu madenlerde çalışan 2 bin 400 işçimizin  tamamı da Türkiye Kömür İşletmelerinin şirketinde kadrolu olarak ve aynı  şartlarda maden ocaklarında çalışmaya devam edecektir. Soma’daki yeni işletmeye  açılacak ve 351 milyon ton rezervi bulunan sahalarda yatırımcılarımızın 10 bin  kişiyi istihdam etmesini bekliyoruz.”

Erdoğan, İzmir Aliağa’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci LNG  depolama ve yeniden gazlaştırma ünitesini Hatay Dörtyol’da devraldıklarını,  Azerbaycan gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak TANAP’ı hizmete  açtıklarını dile getirdi.

Enerjide 2019’u daha büyük atılımlarla değerlendirecekleri bir yıl  olarak gördüklerini aktaran Erdoğan, bor madenlerinde yoğun bir çalışma  yaptıklarını bildirdi.

“SMA İLAÇLARININ TÜM TİPLERİNİ GERİ ÖDEME LİSTESİNE DAHİL ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SMA hastalarının ilaç bedelinin geri ödeme  listesine alınmasına ilişkin şöyle konuştu:

“Daha önce bu hastalığın kontrol altında tutulmasında kullanılan ve  gerçekten çok pahalı olan ilaç bedelinin geri ödemesiyle ilgili sorunu çözmüştük.  Şimdi aynı hastalığın diğer tiplerini de geri ödeme sistemine dahil ettik.  Bununla ilgili karar bugün komisyonda alındı, yakında Resmi Gazete’de  yayınlanarak yürürlüğe girecek. İnsan hayatını ve milletimize hizmeti her şeyin  üzerinde tutan bir yönetim olarak, bu tür kritik ilaçların, ki bunların fiyatları  çok ama çok yüksek. Dünyada da öyle çok ülkede değil, çok az ülkede bu uygulama  yapılıyor ama biz ecdadımıza layık olmanın hesabıyla bu adımı atıyoruz.

‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda  bir nefes sıhhat gibi’. Bu tür kritik ilaçların geliştirme çalışmalarının  ülkemizde yapılması inşallah asıl önceliğimizdir. İlaç sanayisini tıpkı savunma  sanayi gibi milli güvenliğimizin en hayati unsurlarından biri olarak görüyoruz.  Bu konuda atılan adımları şahsen desteklemeyi milletimize olan sorumluluğumuzun  bir gereği olarak kabul ediyorum. İlaç sanayisinin gelişmesi için projesi olan  veya yaptığı çalışmalarda sıkıntı yaşayan herkese kapım açıktır. Geri ödeme  kararının SMA hastalarına ve ailelerine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Erdoğan, bir yandan parti olarak seçim hazırlıklarını yürüttüklerine  diğer taraftan da milletin verdiği “ülkeyi yönetme emaneti” doğrultusunda  hizmetlerine kesintisiz olarak devam ettiklerine işaret etti. Cumhurbaşkanı  Erdoğan, “31 Mart seçimleri AK Parti’nin hizmet siyasetinin milletimiz tarafından  bir kez daha tasdikiyle neticelenecektir. Türkiye’nin tökezlemesini, istikrar ve  güven ortamının zarar görmesini dört gözle bekleyenleri 31 Mart akşamı hep  birlikte bir kez daha hüsrana uğratacağız.” diyerek konuşmasını tamamladı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort