SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Espiye’de Denizde erkek cesedi bulundu

3. SAYFA, GİRESUN HABERLERİ

İsrail’in kirli planındaki Türkiye ortağı kim?

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin ,

Bu haber 08 Nisan 2019 - 13:15 'de eklendi ve 86 kez görüntülendi.

Haber7.com

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin skandal bir konuşması bir ortaya çıktı. Temelli, “Bugün Türkiye’nin en bereketli toprakları burası. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular.” ifadelerini kullandı. Önce Netenyahu sonrasında Trump’ın açıklamalarının ardından Sezai Temelli’ye de benzer açıklama yaptırılması bu işin eş zamanlı planlandığını kanıtlar nitelikliydi. Bu skandal sözleri Araştırmacı – Yazar Mehmet Ali Bulut değerlendirdi. Bulut ” İsrail’in i (Asuru) ele geçirmek için Kültleri kullanmaya ihtiyaçları var.  Niyetleri Arz-ı Mev’ud’u yeniden ele geçirmek için her yolu deneyecekler ama tek çekindikleri şey: Hakiki Oğuz kavmi olan Türkler” dedi.

 

 

KÜRTLERLE İLGİLERİ NEDEN?

Türkiye’de de uzun süre nüfus planlaması teşvik edildi ör­gütlü bir şekilde. Özellikle Türk nüfusun yoğun olduğu her yerde kısırlaştırma ve nüfus kontrolü yapıldı ve teşvik edildi. 80’li 90’lı yıllan bir hatırlayın, kimler yapıyordu, kimler eliy­le yaptırılıyordu? Ama bunu Güneydoğu Anadolu’da yapma­dılar, uygulatmadılar. Uygulanır gibi yapıldı ama tatbikatına önem verilmedi. Nüfus kontrolüne karşı el altından halk teş­vik edildi. Çünkü İsrail’in gözünde Kürt, -samimi Müslüman ve derdi Allah olan Kürt halkım tenzih ederim. Zaten de ekse­riyet onların tuzaklarına düşmediler- kendi halklarının kayıp 13. kavmidir. Akraba kavimdir. Arz-ı Mev’ud’a ulaşmak için kullanmak istediği kavimlerinden biridir. Onlan, Ninovalı kız kardeşleri Ester’in bakiyesi ve emaneti biliyorlar, kabul ediyor­lar. Nitekim 2001 yılında bir Yahudi firmasının sponsorluk et­tiği bir gen haritası yayınlanmıştı da en çok Kürtlerin Yahudiler ile akraba oldukları ileri sürülmüştü.

 

 

KÜRTLERİ DE AYNI IRKTAN GÖRÜYORLAR

Çünkü o bölgeleri (Asuru) ele geçirmek için Kültleri kullan­maya ihtiyaçları var. ihtimaldir ki Ninova kralı Salamanazar’ın getirip oraya (Kuzey Irak bölgesine) yerleştirdiği Yahudilerin soyundan gelenler bölgede hâlâ mevcut. Ama artık bu insan­lar Müslüman ve bizim din kardeşimiz. Ancak bu Yahudiyi il­gilendirmez. Kendi kanının ne kadar dönek olduğunu biliyor. Mamafih kutsal metinlerinde sayısız yerde Yahudi, dönek, hain, sinsi!”diye tanımlanır. Hile ve oyunlarla içlerindeki hainlerle bu Müslüman halkı kendi yanma çekmenin yollarım arıyor.

Yakında, Kenan içindeki akrabalarına da ilgi duyar, Ke­nar’da içine dağılmış Esav’ın ve Dina’nın torunlarının peşine düşerler. Belki irtibat kurmuşlar da biz bilmiyoruz. Mamafih Mısır, Ürdün, Arabistan, Bahreyn, Emirlikler’in içine yayıl­mış halde bulunan damarlarıyla da iyi ilişkileri var… Bugün İsrail’in sınırları içinde kalan ve çoğu Dürzi ve İsmail! olan bedevi gruplar da Esav’m bakiyeleridir. Haçlı Seferleri sırasında gelen Hristiyan güçlerine gönüllü lojistik destek verenler de bu gruplardan çıkmıştı. Ama zahirde heteredoks Şii gruplar olarak karşımıza çıkarlar!

Politika mükemmel: Senden hem para alıyor hem de bütün nüfusunun topografyasını çıkarıyorlar. Kim kimdir biliyorlar. Kimi kullanacağını hemen keşfediyorlar. Her şey kendi uydurdukları Arz-ı Mev’ud hayali için! Yabana atamazsı­nız bu hayali. Artık “bunlar masal” da diyemezsiniz.

Otuz sene önce bu konularda yazdığımda en bilindik insanlar bile bu tür masallarla kafam yorma derlerdi. Şim­di, tahakkuk eden hadiselerden, bunların masal olmadığını hep birlikte görüyoruz. 

Arz-ı Mev’ud Yolunda Yandaş Arayışı

Evet, niyetleri Arz-ı Mev’ud’u yeniden ele geçirmek!

Nil’den Fırat’a kadar uçsuz bucaksız çöller, dağlar, tepeler, Mezopotamya ve Harran Ovası… İsrail’in gizli açık devlet po­litikasıdır Arz-ı Mev’ud!

İşin ilginç yanı Kur’an da bu işin gerçekleşebileceği ihti­malini veriyor. Evet, sonunda yeryüzündeki tüm Yahudiler bu bölgede toplanacak (İsra, 104) ama akıbetleri acı! Çünkü ikinci fesat döneminin sonuna gelindiğinde öyle bir İlahî hışma uğ­rayacaklar ki önceki katliamlar ve kırımlar hafif kalacak! “Ve li yutebbiru mâ alev tetbîrâ” (Ele geçirdikleri her şeylerini imha etsinler, diye…) (İsra, 7)

Yahudilere göre Arz-ı Mev’ud, “Armagedon” dedikleri ve kendilerinin kazanacağına inandıkları son büyük savaş, ulaş­mayı planladıkları cihan hâkimiyetini kurma yolunda önemli bir durak. Hz. Süleyman (a.s.) zamanında ulaşılan son sınırlan yeniden elde edeceklerine ve bunun kendilerine bir İlahî vaat olduğunu inanıyorlar. Son iki bin yıldır bunun için hazırlık ya­pıyorlar. Ve nitekim artık son merhaleye gelmiş bulunuyorlar. Onları  bu emelinden alıkoyabilecek, bu gidişata son verdire­cek kim olacak? Böyle biri var mı?

Araştırma­lar gösteriyor ki evet onları durdurabilecek bilileri var! Bunu kendi kutsal metinlerinden de anlıyoruz. Ancak bunun ger­çekleşmesinin şartları da var. Çantada keklik değil yani! Hem birtakım öncüller var, hem de tedbirleri… Ama şimdilik tedbir denilen unsurlar ufukta görünmüyor. Gerçekleşme yönünde­ki rivayet ve öncüller büyük oranda çıkmış. Mamafih bunun gerçekleşmesi için İsrail devleti de yapılabilecek her şeyi legal ve illegal yollardan yapıyor.

Diyorlar ki “Biz Tanrının halkıyız!” Yahve başlangıçta oldu­ğu gibi günlerin sonunda da o topraklan bize verecek. Biz de diyoruz ki, evet o topraklar bir zamanlar Allah tarafından size verilmişti. Ama siz değerini ve kıymetini bilmediğiniz için ora­dan kovuldunuz. Evet Allah sizi yine bu topraklara getirdi. Ama görüldü ki hiç ibret almamışsınız yaşadıklarınızdan ve iyilikten de anlamıyorsunuz. O yüzden de ikinci kere size bela ve musibet verilecek, İsra suresinin hükümleri gereğince! Çünkü ne uslandınız ne de yasaklandığınız şeylerden vazgeçtiniz!

Size açıkça diyebiliriz ki, “Ey Tanrımın halkı!” Emin olunuz ki Allah ile başınız dertte! Çok yakında böyle olduğunu siz de fark edeceksiniz!

TERÖR ÖRGÜTLERİ

Nitekim Ben Guryon’dan Golda Meir’e, Menaham Begim’den bugünkü başbakana kadar bütün İsrail devlet adamlarının baş hedefi, bu Arz-ı Mev’ud hülyasının gerçekleştirilmesini sağlamaktır. Onları, bu amaçlarından dolayı kimse kınayamaz elbet. Kınanacak ve garipsenecek şey, bu kadar kör gözüm parmağına olan bir hadisenin Müslümanlar tarafından hâlâ anlaşılmamasıdır ve buna inanılmamasıdır!

Oysa biraz incelendiğinde görülecek ki İsrail devlet adamları Nil’den Fırat’a kadar tüm Arz-ı Mev’ud topraklarını kendi sınır­larının içine katmak için her yolu mubah görmüşlerdir. Bugün ve gelecekte de bu amaç için her şeyi mubah görecekler. Çün­kü bu, bizzat kendi elleriyle yeniden düzenledikleri Tevrat’ın emridir. İlahî kitabı eğerek, bükerek, içine kendi emellerini de katarak bu hale getirmişler. Arz-ı Mev’ud, onlar için kendi elle­rindeki kutsal kitabın emridir ve hepsi de buna iman ederler. Buna iman etmeyen, Yahudi bile sayılmaz. Bölgedeki tüm terör örgütlerine açık gizli destek vermeleri, kimi zaman bu terör ör­gütlerini bizzat kendilerinin kurmaları dahi bu amaca ulaşmak içindir. Geçmişte bizzat Yahudi gençleriyle yaptıkları terör hare­ketlerini şimdi yıkmak istedikleri halkların içinden çıkarıyorlar ve onlara musallat ediyorlar.

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK ELLERİNDE

İşte PKK, İşte Ben-Ladin, işte El-Kaide işte DEAŞ, İŞİD, YDP, YPG! Bütün bu terör örgütlerine destek vermişlerdir, veriyorlar ve ilerde de verecekler. Nitekim terör ve bombala­ma konusunda dünyaca ünlü Mordehay Levi (ki bir askerdir) emekli olduktan sonra gizli bir görev ile PKK terörizminin ana üssü olan Kandil’e gönderilmiştir ve burada PKKlılara bom­ba eğitimi vermiştir. Zırhlı araçlara karşı mayınlı tuzakların ve bombaların eğitimini vermiştir. Neden? Çünkü onun vasıtasıy­la, ileride hâkimiyetleri altına almak istedikleri arazileri, “üzerin­de iktidar bulunmayan” alanlar haline getirmek istiyorlar.

Daha düne kadar ellerinde sadece kaleşnikof bulunan teröristlere bugün zırhlı araçları bile havaya uçurabilecek, uçakları düşürecek teknoloji ve eğitimi kim sağlıyor? Bin tır dolusu silahı PYD’ye ve PKK’ya Amerika, babasının hayrına neden versin ki? Bölücü terörün nihai hedef olarak gördüğü bağımsız Kürdistan’ın Arz-ı Mev’ud’un kuzey sınırlarını çiziyor olması ne ilginç!

Türkiye’den kopartılmaya çakşılan Doğu Anadolu’nun kuzeyi de (bonus olarak) Ermenilere verilecek ki kendilerini haklı çıkarsınlar, hak mücadelesi veriyoruz dedirtsinler.

Bu coğrafyada yaşayan ırkların tüm analizini yapmış durumdalar.  Hangi toplumun içinde kimleri kullanabileceklerini tespit etmiş bulunuyorlar. Kim Ermeni, kim gizli Yahudi, kim Yezidi, kim Pakraduni, Meşhedi hepsini tespit etmiş durumdalar.

 

İsrail, Türkiye’de “kim kimdir”i Türkiye’den daha iyi biliyor. Ve maalesef bu topraklardaki bu çalışmalar, ta 1700’lü yılların ortalarından beri yapılıyor. Bölgeye gelen Ame­rikalı misyonerlerin ilk yaptıkları iş, ileride kullanabilecekleri insan potansiyelini tespit etmek olmuştu. Bununla ilgili sayısız raporlar hazırlanıp Amerika’daki merkezlere gönderilmiştir. Bu konuda çalışmalar da var.

Son 100-150 yıldır önümüze sürülen siyasi liderlere, ay­dınlara, din adamlarına, parlatılan simalara, güçlendirilen ai­lelere, hatta tarikat liderlerine dikkat edin. Ya kendilerinden birileridir veya kullanabilecekleri birtakım arazları, kavmî ve dinî zaafları bulunan ailelerin çocuklarıdır.

EN KORKTUKLARI GRUP HAKİKİ OĞUZ KAVMİDİR

En çok sakındıkları grup ise hakiki Oğuz kavmidir. Yani Türkler; Nuh’un Çocukları. O yüzden de Türkiye’de milletin kendi öz cevheri olan Oğuz kavminden birilerinin baş olması­na asla fırsat vermediler, vermiyorlar.

Türkiye son birkaç yıldır, psikolojik olarak doğru yönde bir çıkış yapmaya başladı. Planlarım bozacak hamleler yapı­yor. Son bir iki yüz yıldır sırtına zorla giydirilmiş hacalet do­nunu yırtmak için niyet ve gayret gösterdi. Ancak bunun da akıbeti henüz belli değil. Bazen “gidişat iyi yönde” diyesi ge­liyor insanın. Ama iş nerede karar kılacak ve millet hakikaten uyanacak mı, bu uyanışın hakkım verecek mi, uyandığında yapması gereken işleri yapmaya imkânı ve mecali kalacak mı zaman gösterecek. Ama görüyoruz ki devletin içini, şu veya bu sebeple Türk unsurlardan temizliyorlar. Mağdur edilenler hep hakiki Türk unsurlar ve samimi Müslümanlar. Olayların gidiş yönünü tespit bakımından “önce” bir bakış açısına sa­hip Musa Yetimoğlu dostumuzun ifadesiyle “İslamcılar” bile “Müslümanlar”a karşı! Hakikaten de Müslümanlar asıl darbe­yi, İslamcılıktan ve İslamcılardan yediler.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.