SON DAKİKA

Kılıçdaroğlu: Biz kardeşçe yaşamak istiyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

Bu haber 14 Mart 2019 - 14:50 'de eklendi ve 36 kez görüntülendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Malatya’da bir otelde sivil toplum kuruluşları ve oda temsilcileri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Toplantıya, Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP milletvekilleri, CHP İl Başkanı Enver Kiraz, CHP’li belediye başkan adayları, parti ve kadın kolları üyeleri ile birlikte kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı. Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Malatya’da çok çalıştığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Kendisi burada çok sevilen birisiydi. İsmet İnönü çok büyük bir liderdi. Aynı şekilde Recai Kutan da çok saygıdeğer bir siyasetçidir.

Hiçbir ayrım yapmadan bu ülkeye hizmet eden, taş üstüne taş koyan herkese saygı ile yaklaşmak bizim görevimizdir. Recai Bey ile de fırsat buldukça bir araya geliriz. Turgut Özal Türkiye’nin yetiştirdiği en zeki siyasetçilerden birisiydi. Ülkenin sorunlarına en pratik yollardan çözüm arayan bir kişiydi” dedi.

Sivil toplum ve meslek kuruluşları ile muhtarlar ve kanaat önderlerine önem verdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Kanaat önderlerinin bu memlekete karşı sorumluluğu var ve o sorumluluk gereği bizim konuşmamız lazım. Kanaat önderlerine bir şeyler söylememiz lazım. Bu açıdan kanaat önderlerinin birikimleri çok önemlidir. Kanaat önderleri aynı zamanda sorumluluk taşıyan kişi demektir. O yüzden kanaat önderleri ile bir araya gelmek istedik” diye konuştu.

‘ÜRETİRSENİZ HER EVDE HUZUR OLUR’

Türkiye’nin ciddi sorunları olduğunu, işsizliğin de en temel problem olduğunu belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Neredeyse her evde bir işsiz var. İşsiz sayısı 7 milyon civarında. En can yakıcı olanı da üniversite mezunlarının işsizliği. Üniversiteyi bitirenlerin yüzde 25- 30’u işsiz, bu ciddi bir sorun. İşsizlik bütün kötülüklerin anası demektir. Bir insan işsiz kalırsa nasıl geçinecek. İşsizliği önleyecek olan sosyal devlettir, yani devleti yönetenlerdir. Eğer siz işsizliğin önleyemiyorsanız, milyonlarca genç işsizse, oturup düşünmek gerekiyor. İşsizliği önlemenin dünyada tek yolu var, üretmek.

Eğer üretirseniz herkesin bir işi olur, üretirseniz herkesin aşı olur. Üretirseniz her evde huzur olur. Üretirsiniz ülkenin beka sorunu olmaz. Üretirseniz Türkiye bölgesinde söz sahibi olur. Fabrikada üretmek lazım, tarımda, kültürde üretmek lazım. Hayatın her alanında üretmek lazım. Osmanlı niye yıkıldı, üretimden koparıldığı için. Devasa Osmanlı’nın parasını basacak milli bankası yoktu. Dünyada bütün devletler 10- 20- 30, hatta 50 yıllık planlarla yönetirler, ama Türkiye’de plan yok. Lafla peynir gemisi yürümez. Dünya o kadar hızlı değişiyor ki; o değişime ayak uyduramazsanız geriye düşersiniz. Türkiye’nin üniversiteleri yeterli bilgi üretmiyor. Ne oldu da Türkiye’nin üniversiteleri bilgi üretemez noktaya geldi.”

‘BURASI MEVLANA’NIN TOPRAĞI KİN TUTULMAZ’

82 milyon kişi ile aynı bayrak altında, tasada ve kıvançta beraber olduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Biz kardeşçe yaşamak istiyoruz. Siyaset, toplumu ayrıştırmaya başladı. Kavga ediyoruz, siyaset hizmet yarışıdır, biri ben şunu yapacağım der, öbürü de ben şunu yapacağım der. Herkes kendi projelerini ortaya koyar, oturur, tartışırız. Memleket düzlüğe nasıl çıkar, oturur tartışırız. Bu topraklara kavgacı tohum ekmeye kimsenin hakkı yok. Burası Mevlana’nın toprağı, bu topraklarda kin tutulmaz. Nasıl oldu da toplum böyle, bu kadar büyük bir ayrışma içine girdi. Bunları engellemek zorundayız” diye konuştu.

‘NEDEN MİLLETLE ARANDA BÜYÜK MESAFELER OLUŞTU’

Tarımdan, üretimden koparıldıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“82 milyon Türkiye’nin karnını kim doyuracak? 2018’de Yunanistan’dan 115 milyon dolar pamuk ihraç etmişiz. Londra’daki bir avuç çeteciye Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar borcu olduğunu biliyor musunuz? 149 milyar dolar, kim veriyor bu faizi? Biz veriyoruz. 149 milyar doları sanayiye yatırsaydın, fabrikaya yatırsaydın, insanlar çalışsaydı, yeni Keban Barajı yapsaydık, ya da diğer barajları yapsaydık daha iyi olmaz mıydı? 17 yılın sonunda ne oldu? Bizim ödediğimiz vergiler, alınan borçlar nereye gitti?

İşsiz sayısı arttı, Türkiye büyüyor diyorlar, küçüldü. Ben bunu sorguluyorum, sizler de sorgulayın. Ben ülkeme karşı sorumluyum, sizler de sorumlusunuz. AK Parti’li kardeşlerim 17 yıl bir partiyi tek başına iktidar yaptınız, hiçbir zaman da sizlere ‘Niye bunlara verdiniz?’ diye sormadık. Ama şimdi oy verirken vicdanlarda bir sorgulama yapmanız gerekiyor. Ankara’ya geldiğinde Keçiören’de mütevazı bir yerde oturuyordun. Milletvekili lojmanlarına gerek yok, milletvekilleri halkın arasında otursun, dedin. Katıldık, takdir de ettik, ama sonra ne oldu neden milletle aranda büyük mesafeler oluştu? Bunları sormamız lazım. Mutfaklarda yangın var, insanlar isyan ediyor. Dolayısıyla AK Parti’li kardeşlerimin sorgulaması lazım. Ülkücü kardeşlerimizin de sorgulaması lazım.”

‘ADALET VE YARGININ GÜÇLÜ OLMASI LAZIM’

Türkiye’nin çok önemli bir stratejik dönüşüm yapmak zorunda olduğuna işaret eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu stratejik dönüşümün 4 tane sacayağı var. İlk olarak demokrasiye ihtiyacımız var, can ve mal güvenliğine ihtiyacımız var. Adalet ve yargının güçlü olması lazım. İkinci olarak üreten Türkiye. Demokrasinin olduğu yerde insanlar üretir, demokrasinin olduğu yerde yabancılar gelir, yatırım yapar. Üçüncü olarak sosyal devlet. Yüz binlerce çocuk bugün yatağa aç giriyor. Çocuklar bizim çocuğumuz değil mi?

Yazık günah, hiçbir çocuğumuzun aç ve açıkta kalmaması lazım. Her çocuğumuza hizmet etmek bizim görevimiz. Onlar bizim evlatlarımız, onların iyi eğitim görmeleri lazım, iyi yetişmeleri lazım. Dördüncü olarak ise sürdürülebilirlik. Sürdürülebilirlik olacak. Bunların hepsi sürekli olacak. Bunlar olmadığı takdirde Türkiye geriye gidecektir. Bunları bir tarafa yazın” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler toplantının ardından Hekimhan ilçesine hareket etti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.