SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

‘S-400 Türkiye’nin milli talebidir’

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

Bu haber 08 Haziran 2018 - 8:59 'de eklendi ve 197 kez görüntülendi.

Bakan Soylu, Bayrampaşa’daki programları kapsamında Karadeniz Gençlik  Birliği’nde (KARGEB) gençlerle buluştu.

Türkiye’nin dünyanın en kıymetli arazisine sahip olduğunu belirten  Soylu, doğudan nitelik, batıdan ise genç nüfus sebebiyle nicelik olarak üstün  olduğunu söyledi. Soylu, doğu ile batı arasındaki tek güvenilir köprünün Türkiye  olduğuna vurgu yaptı.

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya üzerinde çeşitli oyunlar  oynandığına dikkati çeken Soylu, “Bu coğrafyanın üzerinde çok oyunlar oynanır.  Eğer karakterinizde Osmanlı ve Selçuklu varsa tekrar aynı karaktere  döndürülmemeniz için çok oyunlar oynanır. Eğer elinizde Orta Doğu veya Hazar, iki  tane enerji çanağıyla ilgili sürekli gelişme potansiyeli taşıyan bir enerji  atmosferinin içerisindeyseniz bu ülkenin üzerine çok oyunlar oynanır. Ve bu  ülkenin ederini düşürmeye çalışırlar yani kıymetini düşürmeye çalışırlar. Bugün  yapılan budur, başka hiçbir şey değil.” dedi.

Türkiye üzerinde hesap yapan ülkelerin varlığını işaret eden Soylu,  şöyle devam etti:

“Hala herkesin bir Akdeniz hesabı vardır, hala herkesin bir Karadeniz  hesabı vardır ve hala herkesin bir İstanbul hesabı vardır. Bu hesap bitmez. Bizim  bu hesaba sahip olabilmemiz ve galip gelebilmemiz için yapmamız gereken çok açık  ve nettir, güçlü olmak zorundayız.

Terörizmde PKK’yı, PYD’yi ve FETÖ’yü kendi kucağında büyüten ülkeler  yok mu, hala sahip çıkan ülkeler yok mu? Hani terörizme karşı dünyanın bir araya  gelebileceği bir değerlendirme sürekli ortaya konulurdu. Demek ki bunların  hiçbiri doğru değil.”

Bakan Soylu, Avrupa Birliği projesinin özgürlük ve açılış projesi  olarak başladığını ancak gelinen noktada kısıtlama ve endişe projesine  dönüştüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:

“Avrupa Birliği projesi aslında bir özgürlük ve açılım projesi olarak  başladı. Şimdi ise geldiği noktada bir kısıtlama projesine, bir endişe projesine  dönüşmüştür. Londra’nın, Hamburg’un ve Paris’in sokaklarında ağır makineli  tüfeklerle özel harekat polisleri gezmektedir. Ürküyorlar ve korkuyorlar. Neden?  Sebepleri de kendisidir çünkü. Dünyadaki bu gelir adaletsizliği, gelir  eşitsizliğinin kaynağı… Biz son 300 yıldır dünyanın egemeni değiliz. Dünyanın  egemeni batıdır ve Avrupa’dır. İlk kez batıdan bu egemenlik şimdi doğuya doğru  kaymaya çalışıyor. Esas kavga da budur zaten, dünyanın merkezinin nereye kayacağı  kavgasıdır. Dünyanın merkezi Avrupa’ydı, son 300-400 yıldır, Rönesans’tan  itibaren, denizlerin keşfinden itibaren.”

“(S-400 füzeleri) Bu bizim milli talebimizdir, bunun siyasal bir  farklılığı olamaz”

Avrupa’nın dinamizm ve üretebilme kabiliyetinden giderek  yoksunlaştığını ifade eden Bakan Soylu, şöyle konuştu:

“Eğer siz Avrupa’dan 10 yaş gençseniz ve Avrupa dinamizmiyle beraber  üretebilme kabiliyetinden giderek yoksunlaşıyorsa o bir şey arar, diğer ülkelerde  kendine köle arar. Ucuz maliyette üretecek işçi arar. Tarih yeniden bir kölelik  tarihine dönmeye başlar. Eğer siz buna kafa kaldırıyorsanız size kan gütmeye  başlar. Kavga budur, kavga başka bir şey değil. Hele bir de sadece kendinizi  değil başka ülkeleri de uyandırıyorsanız daha tehlikeli bir hal alırsınız. Bunu  başarabilirler mi? Ben başarabilecekleri kanaatinde değilim, çünkü yetenekleri  yok ve güçleri de yok aslında. Başka şeyleri yapabilecekleri güçleri muhakkak  vardır ama bunu sağlayabilecek güç için hem ekonomik güç ama bir taraftan da  siyasal güç olması gerekir. En basit kuraldır, bir ülkenin en yüksek güce  ulaşabilmesi için ilk önce siyasal gücü, askeri gücü, ekonomik gücü olması lazım.  Bunların bir arada olduğu ülkelerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bu kadar  açık ve nettir. Onun için bizim ekonomik açıdan da çok güçlü olmamız lazım,  askeri açıdan da çok güçlü olmamız lazım.”

Soylu, S-400 konusuna değinerek, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin bir S-400 meselesi vardır. Rusya’dan alacağımız savunma  füzeleri. Mesela, Türkiye bunu niye ister? Türkiye bunu bir level daha yükselmek  için ister. Dışarıdan kendisine gelebilecek bir tehlikeyi bertaraf etmek, aslında  oyunda bir iki basamak daha üste çıkmak için ister. Bu bizim milli talebimizdir,  bunun siyasal bir farklılığı olamaz. Şu anda sınırlarımıza dışarıdan atılabilecek  bir füzeyi böyle karşılayabilecek bir defansımız ve güvenlik barikatımız söz  konusu değildir. Bunu istemeyen ne demek ister? Türkiye tehlikeye açık olsun  ister. Bu Türkiye’nin şu anda en önemli meselelerinden bir tanesidir. Eğer bunu  sağlarsanız tam bağımsızlığınızı sağlamış olursunuz ve özgürlüğünüzü sağlamış  olursunuz.”

“Derdimiz hem sahada hem de masada kazanmak”

Batı’nın iyi tiyatro senaryosu yazdığını ve oynadığını, sonrasında da  iletişim kampanyalarıyla bunu iyi yönettiğini kaydeden Soylu, şunları söyledi:

“Son dönemlerde bunda epey başarısız oldu. Sanki bir dönem başarılı  olmuş gibi gözüktü ama buna ciddi bir tasfiye geldi. Şimdi böyle bakın, biz 3.  Boğaz Köprüsü’nü niçin yaptık? Biz 3. havalimanını niçin yaptık? Biz bölünmüş  yolları niçin yaptık? Biz güneyden kuzeye, kuzeyden güneye büyük yol akslarını  niçin gerçekleştirdik? Biz Çin’e kadar uzanacak bir demiryolu hattını niçin  oluşturduk? Biz büyük limanları niçin yapmak istiyoruz? Bütün bunları yaparken  genç nüfusumuzu daha eğitimli hale getirebilmek için ana okulları niçin  oluşturduk? Niçin 81 ilde üniversite yaptık? Niçin bilişime ağırlık verdik? Niçin  Mavi Akım’dan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattına kadar büyük adımlar attık?  Derdimiz neydi? Derdimiz Türkiye’nin bu arazisini en kıymetli hale getirebilecek  ve artık sahada kazanıp masada kaybeden bir Türkiye olmamak. Hem sahada hem de  masada kazanmak. Bu ne getirir biliyor musunuz? Mutluluk getirir. Neden mutluluk  getirir? Sadece kazandığınız için değil, artık kendi kazandığınızdan başkalarına  haraç vermediğiniz için. Dünyada öyle ya da böyle bir haraç ekonomisi ve haraç  siyaseti vardır. Yapmamız gereken ilk önce kendi hattımızı iyi donatmaktır ve biz  bugün kendi hattımız iyi donatıyoruz.”

“Ben bu seçimin gençlerin seçimi olduğunu düşünüyorum”

24 Haziran’ın gençlerin seçimi olduğuna inandığına vurgu yapan Soylu,  şunları kaydetti:

“Ben bu seçimin gençlerin seçimi olduğunu düşünüyorum. Çünkü, geçmiş  dönemlerde yaşananların gelecek nesillerde yaşanmaması adına bir karar  verecekler. İkincisi, kendi yönetecekleri bir sisteme ve ortama kendileri karar  verecekler. Karar gençlerindir. Ya darbelerin olduğu Türkiye, ya gecelik yüzde 8  bin 500 faizlerin olduğu Türkiye, ya bir günde 5 bin kişinin bankalardan  çıkarıldığı Türkiye, ya da çatışma ortamına hemen itilebilecek bir Türkiye  tablosu. Veyahut da bütün dünyayı imrendirecek ve kıskandıracak, huzurun olduğu,  büyümenin olduğu, büyük projelerin olduğu, terörle mücadelenin devam ettiği,  uyuşturucu ile mücadelenin devam ettiği, bir devletin diz çökmediği bir Türkiye.  Karar gençlerin kararıdır.”

Soylu, ülkelerin kolay kolay lider bulamayacağını, Avrupa’nın bu  konuda son dönemlerde talihsiz olduğunu dile getirerek, “Ülkeler kolay kolay  lider bulamazlar. Adam eksikliği ve adam yoksunluğu konusunda Avrupa bugün çok  talihsizdir. Oysa biz çok talihliyiz. Okyanus ötesinden parmak sallandığı zaman  ertesi sabah yönettiği makama gitmek istemeyen makamlar olmuştur. Bugün tam tersi  Türkiye büyük bir öz güven yükseltmiştir. Bu öz güven devam ediyor. Bizi  ekonomiyle kültürel baskılarla darbelerle terbiye etmek istediler, başaramadılar.  Bugün kendi geleneklerimizle göreneklerimizle ayaktayız.” değerlendirmesinde  bulundu.

‘O apoletleri sök, Selahattin Demirtaş’a takıver’

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bir tarafta  Selahattin Demirtaş’a sevgi kelebeği olanlar öteki tarafta terör örgütlerini  tasfiye edenlere cellat olmaya çalışıyorlar. Şunu söyleyeyim; Muharrem İnce,  ötekilerini de al beraber Metin Temel Paşa’nın apoletlerini sök, ‘Sen niye  Afrin’i aldın da orada fitne yuvasını tasfiye ettin’ diye onun apoletlerini sök  ama senin şerefine yakışan nedir biliyor musun? Onu Selahattin Demirtaş’ın  omuzuna takıver. Senin şerefine o yakışır.” dedi. 

Bakan Soylu, Bayrampaşa ilçesindeki seçim çalışmaları kapsamında  Yıldırım Mahallesi’nde halka hitap etti.

Soylu, AK Parti’nin iktidarda olmaması durumunda yaşanacak sıkıntılara  değinerek, “Bu coğrafyada AK Parti iktidarı giderse, Recep Tayyip Erdoğan giderse  kimse Suriye’deki haksızlığa meydan okuyamaz. Suriye’de, Afrin’de, okyanus  ötesinden gelen talimatlarla kurulacak fitnelere kimse, ‘Siz bizim burnumuzun  dibinde terör örgütüne devlet kurduramazsınız’ diye baş kaldıramaz.” ifadelerini  kullandı.

Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadele etmesini istemeyenlerin  varlığına dikkati çeken Soylu, “PKK ile  FETÖ ileDEAŞ ile mücadele etmeyelim  istiyorlar. İstiyorlar ki işimizi yarım bırakalım. İstiyorlar ki bu ülkede DHKP-C  ile mücadele etmeyelim. Kemir kemir kemirsinler, kahvelere gitsinler, orada  millete kafa tutsunlar, meydan okusunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletine meydan  okusunlar, vatandaşın da kafasında şu soru oluşsun; bu devlet nerede?  Güvendiğiniz için vergisini ve karşılığını verdiğiniz devlet sadece 780 bin  kilometrekarede değil, dünyanın her yerinde, kim bize karşı bir meydan okuma  yapıyorsa onun karşısındadır ve milletimizin emrindedir.” dedi.

“Yabancı itimat ediyor, bizim ana muhalefet partisinin genel başkanı  itibar etmiyor”

Soylu, Saadet Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’na  yönelik ise “Tayyip Erdoğan’ın kıskançlığından mezara giderken bile üzerinde  kıskançlık olan bir adam olarak yazılacak.” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da  tepki gösteren Soylu, “Bu devletin kabiliyetini, karakterini anlamayanlar elbette  şunu söylerler her zaman; Türkiye güvenli bir ülke değil. Bu ülkenin ana  muhalefet lideri, ‘Türkiye güvenli değildir, Türkiye’ye kimse gelmesin’ dedi. Üç  ay geçti daha üzerinden. Onun inadına 2016’da 26 milyon, 2017’de 33 milyon turist  geldi, bu yıl da 40 milyon turist gelecek. Yabancı itimat ediyor, bizim ana  muhalefet partisinin genel başkanı itibar etmiyor.” diye konuştu.

Soylu, 24 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu vurgulayarak, şunları  kaydetti:

“24 Haziran bu memleket için önemli bir tarihtir. Sadece  cumhurbaşkanımızın seçileceği, sadece milletvekillerinin seçileceği bir tarih  değildir. Yıllarca kara kaplı defterlere her birimizin ismini yazdıkları, altına  kimliğimizi, düşüncemizi, inancımızı, anamızın atamızın babamızın ne yaptığı,  günü gelince masanın ortasına koyacakları, kardeşi kardeşe düşürdükleri,  ekonomisini faize teslim ettikleri bir tarihin bir tarafa itilip, medeniyetimizle  inancımızla kardeşliğimizle değerlerimizle zenginliğimizle şu andaki  fırsatlarımız ve avantajlarımızla hedeflerimizle birlikte yepyeni ve aydınlık bir  kapının güzel bir şekilde açılmasının en önemli tarihidir. Bunu hep beraber  gerçekleştirmek zorundayız.”

Türkiye’nin iki darbe arasına sıkışıp yaşamaktan bıktığını vurgulayan  Soylu, “İki darbe arasına sıkışıp yaşamaktan bıkmış bir Türkiye var bugün. 60  darbesiyle 80 darbesi, 80 darbesiyle 28 Şubat, 28 Şubat ile 27 Nisan, 27 Nisan  ile 15 Temmuz. Türkiyemizi teslim alacaklardı F16’larla, tanklarla  helikopterlerle. Bu millet çıplak elleriyle vermedi.” dedi.

“O apoletleri Selahattin Demirtaş’ın omuzuna takıver”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Korgeneral İsmail Metin  Temel’e yönelik, “senin apoletlerini sökeceğim” açıklamasına değinen Soylu,  şunları kaydetti:

 “Adam apolet sökmeye başladı. Ya sen ömründe bir tahtadan bir çivi mi  söktün ya? Hadi çakmayı boşver, öyle bir kabiliyeti yok da bir çivi mi söktün?  Niçin söylüyor bunu biliyor musunuz? Apoletleri niçin sökmek istediğini bilir  misiniz? Diyor ki, ‘Senin apoletlerini sökeceğim’. Derdi bence iftar değil, alkış  değil, orada bulunması değil. Derdi ne biliyor musunuz? Sen nasıl okyanus  ötesinden talimat almadan Afrin’e girersin, sen nasıl orada PKK’yı PYD’yi  temizlersin? Sen bu işi komuta edersin. Bir tarafta Selahattin Demirtaş’a sevgi  kelebeği olanlar öteki tarafta terör örgütlerini tasfiye edenlere cellat olmaya  çalışıyorlar. Şunu söyleyeyim; Muharrem İnce, ötekilerini de al beraber Metin  Temel Paşa’nın apoletlerini sök, ‘sen niye Afrin’i aldın da orada fitne yuvasını  tasfiye ettin’ diye onun apoletlerini sök ama senin şerefine yakışan nedir  biliyor musun? Onun Selahattin Demirtaş’ın omuzuna takıver. Senin şerefine o  yakışır.”

Soylu, konuşmasının ardından selamladığı vatandaşlara karanfil  dağıttı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort