SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Sanal ortamda kütüphanecilik

1964 yılında Türk kütüphaneciler Derneği’nin öncülüğünde başlatılan Kütüphane Haftası, mart ayının son haftası içinde kutlanıyor. Kütüphane Haftası’nın temel amacı, toplumda kütüphane ve kütüphanecilik hizmetlerinde farkındalığın oluşturulması yatarken, asıl hedef okuma alışkanlığının kazandırılması ve bilgi hizmetlerine toplumsal duyarlılığın sağlanması.

Bu haber 02 Nisan 2019 - 8:50 'de eklendi ve 68 kez görüntülendi.

Kütüphane Haftası, bu yıl toplumsal değişim ve dönüşüm sürecinde  kütüphaneler ve sürdürülebilirlik ana teması altında kutlandı.  55 yıldır kutlanan Kütüphane Haftası’nda amaç toplumun dikkatini, dönüşen ve gelişen bilgi hizmetleri, okuma kültürü ve okuma alışkanlığı kavramlarına yoğunlaşmasını sağlamak. Aslında dikkat çekilen konular yılda bir hafta ele alınıp tamamlanan bir olgu değildir. Kütüphane, bilgi gereksinimi ve okuma alışkanlığı insan yaşamı boyunca gereksinim duyacağı olgulardandır.

Günümüzde kütüphaneler, her türlü bilgi kaynağını bulunduran kullanıcılarına zaman ve mekan sınırlaması olmadan bilgi hizmeti sunan kurumlardır. Teknoloji, insanların bilgiye erişim yöntemlerini tamamen değiştirdi. Kütüphaneler artık sadece kitap, süreli yayın vb. materyallerden oluşan fiziksel mekanlardan öte, internet ve web teknolojileri aracılığı ile 7 gün 24 saat bilgi hizmeti sunan, sanal ortamlar haline geldi. Günümüzde insanlar bilgiye ne zaman ve nerede ihtiyaç duyarlarsa, orada almak istiyorlar. Teknolojinin ve internetin bilgi hizmetlerine getirdiği yeni olanaklar ile birlikte dönüşüme uğrayan kütüphaneler, klasik kütüphane hizmetlerinin ötesinde işlevler üstlenerek, okuyucuları için ev ve işyerinden sonra, üçüncü mekan durumuna geldi.

EĞİTİMLİ İNSAN GÜCÜ

Bilgi, insan yaşamının en önemli ögelerinden biridir. Toplumlar bilgili oldukları sürece kendilerini geliştirebilirler. Günümüzde bilgi güçtür. Bilgi, ekonomik bir değer taşımakta ve para ile alınıp satılabilmektedir. Bilgi, toplumların gelişmişlik düzeyi ile eşdeğer bir konumda ele alınmaktadır. Toplumlar bilgili ve kültürlü oldukları ve eğitime gereken önemi verdikleri ölçüde kendilerini başkalarına kabul ettirebilirler. Eğitimli bir insan, okuyan, kendini yetiştiren, araştıran, bilime katkı sağlayan ve böylece ait olduğu toplumun yükselmesine, refah düzeyinin artmasında etken olan insandır. Eğitimli insan gücü ise eğitim kurumlarının ve bunların ayrılmaz bir parçası olan kütüphanelerin, yani bilgi merkezlerinin işlevsel kullanılması ile mümkün olacaktır.

Bilgi evrenseldir ve paylaştıkça artar. Bilginin kimsenin tekelinde olmaması gerekir. İsteyen herkesin bilgi edinme hakkı ve özgürlüğü vardır. Büyük bir hızla çoğalan bu bilgilere bireysel olarak herkes tarafından ulaşılabilmesinin zaman, para ve kaynaklar açısından güçlüğü ortadadır. Bu güçlüğü ortadan kaldıran ve bilgiyi isteyen herkesin hizmetine sunarak bilgi edinme hakkı ve özgürlüğünü sağlayan kurumlar ise bilgi merkezleridir.

KÜTÜPHANECİLERİN ROLÜ

Yukarıda sayılan özelliklere sahip bir varlığa, yani insana hizmet eden kütüphaneciler, bu insanların yaşam boyu eğitimlerinde önemli bir rol oynamaktadır.  Okullarda verilen eğitim belirli bir sürece bağlıdır ve bu süreç kütüphanelerle desteklenmedikçe yalın kalacaktır. Bunun yanında kütüphanelerde özellikle de halk kütüphanelerinde verilen hizmetler yaşam boyu eğitimin en önemli parçasıdır. Bu süreç içinde insanoğlu her tür kütüphaneden ve bu kütüphanelerin verdikleri hizmetler yararlanmalıdır. Bu hizmet yeterince verilemiyor ya da verilen hizmetlerden yeterince yararlanılamıyorsa eğitim zincirindeki halkalardan bir kopmuş demektir.

Kütüphanelerin örgütlenmesi ve hizmetlerinin planlanması, okul öncesi eğitimden başlayarak kütüphane kullanım alışkanlığının kazandırılması ile mümkündür. Ortak paydası bilgi olan eğitim,  kültür ve bilim politikalarımızın oluşturulmasında öğrenci odaklı eğitim ön planda tutulmalıdır. Öğrendikleri üzerinde düşünen, düşündüklerini yorumlayabilen bir eğitim sistemini hayata geçirmeliyiz. Bunun için öncelikle eğitim sisteminin bütünleyici bir parçası olan modern kütüphaneleri, bir an önce tüm okullarımızda hayata geçirerek, çocuklarımızı kütüphane kültürü almış olarak hayata hazırlamalıyız.

PROF. DR. DOĞAN ATILGAN KİMDİR?

1960 yılında Nevşehir’de doğdu. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü 1981’de bitirdi.  Aynı bölümde 1992’da doktor, 2002’de doçent, 2008’de profesör oldu. Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanlığı (1996–2002), Unesco Türkiye Milli Komisyonu Kütüphanecilik, Arşiv ve Dokümantasyon Kurulu Üyeliği (1997-2005), Ankara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı (2001-2009) yaptı. Ankara Üniversitesi elektronik kütüphanesinin kurulması ve geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi açık arşivi ve online yayınevinin oluşturulmasını sağladı. Türk Kütüphaneciliği dergisinde editörlük yaptı. Ankara Üniversitesi dergi editörler kurulu üyesi. Avrupa birliği, DPT ve üniversite kaynaklarınca desteklenen çok sayıda proje yürüttü. TÜBA Açık Ders Malzemeleri Konsorsiyumu Yönetim Kurulu Üyesi ve DTCF Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.