SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Espiye’de Denizde erkek cesedi bulundu

3. SAYFA, GİRESUN HABERLERİ

Şehirden kaçış kafası:Ruh ve beden tatili

Malum, hepimiz peşindeyiz huzurun, mutluluğun… Sosyal medya hesaplarının kişiliklerin önüne geçmesi, şehir hayatını başkalarının tanımladığı bir mutluluğa, yarışa itiyor. Bu yarışın verdiği yorgunluk, iç huzuru aramayı daha önemli hale getiriyor.

Bu haber 09 Temmuz 2018 - 8:53 'de eklendi ve 432 kez görüntülendi.

Tatil anlayışları da beden ve ruh detoksu odağına dönüyor. Bununla birlikte ‘bestseller’ olmuş kitaplardan hayat felsefeleri araklayan bir güruh da var, kendini yaz sıcağında yoga kamplarına  vuran da!

Başarılı kariyerlerini bırakıp, “Namaste” diyip, kendisini yogaya verenler, bir bisiklet üzerinde dünyayı turlayanlar, keşişlerin peşinde dal bastonuyla Katmandu’da gezenler! Bir yandan da hayatlarına devam edip, ruh ve beden detoksunu tatil konsepti olarak yaşayanlar… Bonjuk Bay, Kaz Dağları ve Karakaya; en az Türkbükü, Çeşme ve Alaçatı kadar revaçta…

Konuşmak yasak!

Katılımcılar buralarda et ve süt ürünlerinden uzak, mümkün olduğu kadar doğal sebze ağırlıklı besleniyorlar. Çoğu tesisin karadan dahi ulaşımı yok, plajlar da müziksiz ve herkes kendini dinliyor. ‘İnziva’ temalı olan bu kamplarda, bazen konuşmak bile yasak!

Dostluklar değişiyor

Bu kampları tercih edenlerin çoğunluğu, şehirde yaşayan iyi eğitimli, beyaz yakalı ya da kendi işine sahip insanlardan oluşuyor.

Gün içinde yüzüyor, kendilerini dinliyor, qi gong, yoga ve toplu meditasyon yapıyorlar. Konsept belli; hem beden hem de ruh tatili! Bu seçim, şehirdeki hayat tarzına ve dostluklara da yansıyor. Hatta kesişen yaşam tarzındaki tanışmaların çoğu, zamanla evliliğe dönüşüyor.

Bir de tatillerinde sağlığı öne çıkaranlar var. Otellerdeki sağlık konseptlerinin yanı sıra, Altausse’deki Vivamayr, Gabala’daki Chenot Palace gibi otel hizmeti veren kliniklerde vücutlar yenilenip, toksin atma mottosuyla yaşanıyor. Sıvı ya da çiğ beslenme, masaj, SPA ve yürüyüşler klinik hizmetleriyle birleştiriliyor.

RESTORAN TURUNA ÇIKIYOR

Şehrin en tarihi ve ironik yapılarından Çırağan Sarayı, manzarasıyla iddialı yeni sosyalleşme alanı Bosphorus Bar’ı, Pascal Jolivet’yi misafir ettiği bir günde hizmete açtı. Loire Vadisi’nin en genç üreticilerinden biri olan Sancerre ve Poully-Fume gibi ürünleriyle otoritelerin önünde saygıyla eğildiği Jolivet, Bosphorus Bar sonrasında büyük bir Türkiye turuna çıkacak. Yaptığımız kısa sohbette, ülkemizin zengin gastronomi kültürünün kendisi için büyük fırsat olduğunu söylemesi, mutluluk vericiydi. Jolivet, İstanbul’dan sonra, Bodrum ve Marmaris’teki restoranları keşfe çıkacak.

 

 

LEZZET NOTLARI

– Lucca’nın bowl poke’u ve satsuma’sını tahtında sallamaya aday, say green’i…

– Civan Er’in Yeni Lokantası’nın sunum harikası patlıcanlı mantısı…

– Ranchero’nun damaklarda acımsı tat bırakan tatlısı, Pico&Rico çikolata turtası…

– Hudson İstanbul’un ızgara margarita pizzası…

– Beeves Burger & Steakhouse’un Japonya’dan getirdiği Kobe beef

– Caddebostan Neni Brasserie’nin yoğun bitterli pot de creme’i…

– Sortie’de, patron Erol Kaynar’ın özel hazırladığı soslu cafe de Paris…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.