SON DAKİKA
escort izmirescort izmirescort izmir

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle tanıttı: Köyümü bile gösteriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kara Harp Okulu HGM Atlas ve HGM Küre Uygulamalarının Tanıtılması Töreni’nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Bu haber 24 Ocak 2019 - 20:20 'de eklendi ve 106 kez görüntülendi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde  elektronik devlet kullanıcı sayısı 41 milyonun üzerine çıkmıştır.” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu’nda  düzenlenen Kara Harp Okulu HGM Atlas ve HGM Küre Uygulamaları Tanıtım Töreni’nde  yaptığı konuşmada, uygulamaların Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni etti.

Belediye başkanlığı döneminde özellikle harita çalışmalarında Milli  Savunma Bakanlığı haricinde müracaat edilecek bir yer olmadığına değinen Erdoğan,  “Bir taraftan Google, bir taraftan Yandex aracılığıyla şimdi yaygınlaşmaya  başladı. Fakat bizim çok daha ileriye gitmemiz gerekiyordu. Harita Genel  Müdürlüğümüzün, Milli Savunma Bakanlığı çatısı altında şimdi güçlü bir şekilde  ortaya çıkmış olması bizler için bir iftihar vesilesidir. Her türlü takdirin  üzerindedir.” diye konuştu.

Bu uygulamaların gerisinde, Türkiye’nin geçmişten bugüne tüm  birikiminin yattığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Harita Genel Müdürlüğümüz ve diğer kurumlarımızın hafızaları, bu  projenin temel altyapısını oluşturuyor. Bugün burada bardağın boş tarafından  baktığımızda, ‘niye bu kadar geciktik’ diye hayıflanıyoruz. Bardağın dolu  tarafından baktığımızda ise ‘hamdolsun biz de milli harita uygulamamıza kavuştuk’  diyoruz. İşte böylesine karışık duygular içerisindeyiz. Yaklaşık yarım asırdır  bilgi toplumundan, 20. asrın başından beri de dijital dünyadan bahsediyoruz.  Bilginin ve teknolojinin nasıl bir güç olduğunu, küresel şirketlerin piyasa  değerleri bize en çarpıcı bir şekilde bunu anlatıyor.”

“DÜNYANIN EN DEĞERLİ 5 ŞİRKETİ DİJİTAL TEKNOLOJİYE DAYALI ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl dünyanın en değerli 5 şirketinin  tamamının, ilk 10 şirketin de 7’sinin dijital teknoloji veya bu altyapıya dayalı  çalışan hizmet şirketleri olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Ülkemizin geçmişte çok uzun bir süre bu gelişmelere adeta seyirci  kalması, hatta devri geçmiş teknolojilerin çöplüğüne dönüşmesi gerçekten üzüntü  vericidir. Başbakanlığım döneminde himayem altına aldığım, projelerini yakından takip ettiğim, toplantılarına düzenli olarak katıldığım alanlardan biri de bilim  ve teknolojidir, özellikle savunma sanayisidir. Göreve geldiğimiz de savunma  sanayinde yüzde 20 gibi bir ihtiyacı karşılarken hamdolsun şu anda yüzde 65 seviyesine çıkmış durumdayız, yeterli değil. Bunu daha da yukarılara  çıkartacağız. Bilim ve teknolojideki gayretlerimiz sadece savunma sanayisinden  ibaret değildir. Ülkemiz her alanda teknolojik devrimin nimetlerinden  faydalanmıştır. Geniş bant internet abone sayısının 16 yılda 3 binden 74 milyona  yaklaşması, mobil telefon abone sayısının 23 milyondan 80 milyonun üzerine  çıkması bu devrimin işaretleridir. Bu sayede kamu elektronik devlet  uygulamalarıyla özel sektörümüz de kendi çalışmalarında hizmetlerini büyük ölçüde  dijital hale getirmiş ve bunu başarmıştır. Milletimiz de bu devrime sıkı sıkıya  sahip çıkmıştır.”

“Ülkemizde elektronik devlet kullanıcı sayısı 41 milyonun üzerine  çıkmıştır.” bilgisini paylaşan Erdoğan, fiber hatların uzunluğunun 345 bin  kilometreye dayandığını, abone sayısının 2,7 milyonu bulduğunu anlattı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kara Harp Okulu HGM Atlas ve HGM Küre Uygulamaları’nın tanıtım törenine katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kara Harp Okulu özel defterini imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın çevresine yerleştirdiğimiz yeni  uydularla, halen hazırlığını sürdürdüğümüz 3 yeni uyduyla bu yarışta yerimizi  almanın gayreti içindeyiz.” diye konuştu.

“Kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz Türkiye Uzay Ajansı ile uzay  çalışmalarında yeni bir aşamaya geçtiğimize inanıyorum.” ifadesini kullanan  Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gerek Küre gerekse Atlas, bize ülkemizin en ince noktalarına  varıncaya kadar, hatta benim ilçeme, köyüme kadar her şeyi gösteriyor ve yeni  yapılmakta olan Artvin-Rize Havalimanı’nı seyrediyoruz, Rumelikavağı’ndaki 3.  köprüyü de en güzel şekliyle gayet net görme mutluluğuna erişmiş vaziyetteyiz.  Tabii bu koordinatlarıyla çok farklı bir yere, işte Münbiç’te, Afrin’de bütün  bunların gayet net bir şekilde gösteriliyor olması bizim heyecanımızı daha da  artırıyor. Neticeye ulaşmada bunların bize sağlayacağı imkanlar çok çok büyük.  Araştırma geliştirme merkezlerimizin sayısı, şu an itibarıyla bini geçti, tasarım  merkezlerimizin sayısı 300’e yaklaştı. Teknopark sayımız 81’i buldu.  Gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisinin her geçen gün arttığını  görüyoruz. Türkiye’nin sanayi ve teknolojide katettiği mesafe diğer alanlardaki  gayretlerimizin alt yapısını oluşturmuştur. Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde  kurulan bir sistemle 81 ilimizin tüm yatırımlarını takip ediyoruz. Devlet Bilgi  Koordinasyon Merkezi ile tüm kurumlarımızla acil durum bilgi akışını koordine  ediyoruz.

Her biri kendi alanında iftihar verici başarılara imza atan teknoloji,  yazılım ve üretim şirketlerimizi yakından izliyoruz. Bugün tanıtımını yaptığımız  harita programlarımız da işte bu gayretlerin bir örneğidir. Dünya, 18. yüzyıldan  beri bilim ve teknolojinin iç içe geçerek, insanların günlük hayatlarında çok  büyük değişimlere yol açtığı bir dönemi yaşıyor. Sanayi Devrimi, insanlık  tarihinde önemli bir dönüm noktasıydı. Önce su ve buhar gücü ile ardından  elektrik gücüyle yükselişe geçen Sanayi Devrimi, geçtiğimiz asırda bilgi  teknolojileriyle zirve yaptı, zirveye ulaştı. Üretim süreçlerinin otomasyonu,  bilgisayar ve yazılım teknolojilerinin önünü açmıştır.”

“BU SÜREÇTE YERİMİZİ ALIYORUZ”

Erdoğan, “Mesela Almanlar buna ‘Endüstri 4.0’ diyor. Buna karşılık  Japonlar ‘Toplum 5.0’ yaklaşımı üzerinde çalışıyor. Amerika’da ‘yaşam 3.0,  dördüncü devri’, ‘Birey 4.0’ gibi tartışmalar var. Biz ise ‘milli teknoloji  hamlesi ve dijital Türkiye’ diyerek bu süreçte yerimizi alıyoruz.” ifadesini  kullandı.

Geçen yüzyılın belirleyicisinin üretim gücü ve buradan elde edilen  katma değer olduğunu belirten Erdoğan, “Bugün artık gücün belirleyicisi, sahip  olunan veri ve bunları işleme kabiliyeti olarak ifade ediliyor. Verinin değere  dönüşmesi ise ancak yerli ve milli bir anlayışla sahiplenilmesiyle mümkündür.  Nasıl ülkemizin her karış toprağı canımız pahasına bir değere sahipse her bayt  veriye aynı gözle bakmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, bugün Türkiye’nin kendi ürettiği verinin ülkenin kontrolünde  olmasının, siber dünyadan gelecek saldırılara karşı gereken tedbirlerin  alınmasında başlı başına milli güvenlik meselesi olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra elektronik  devlet ve siber güvenlik koordinasyonunu aynı çatı altında toplayacak önemli bir  adım attıklarına değinen Erdoğan, yerli ve milli yenilikçi teknolojilerin  geliştirilmesi, milli yazılımların desteklenmesi, kritik alt yapıların korunması  gibi konuları da aynı kapsamda değerlendirdiklerini kaydetti.

Tüm bu işlerin kararlılıkla ve etkin bir şekilde yürütülmesi için  Dijital Dönüşüm Ofisini görevlendiklerine işaret eden Erdoğan, bu ofisin direkt  olarak şahsına bağlı olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının sadece mevcut veriyi muhafaza  etmek, anlık veriyi takip etmek değil, asıl olarak bu veriyi işleyerek, anlamlı  hale getirecek ve kullanılabilir hale getirecek adımların atılmasını sağlamak  olduğunu vurguladı.

Verinin işlenmesinde zaman, konum ve harita bilgisi gibi hususların  kritik öneme sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte bugün tanıtımını yaptığımız Harita Genel Müdürlüğü Atlas ve  Harita Genel Müdürlüğü Küre uygulamaları bu bakımdan hayati öneme sahiptir. Daha  önemlisi bu süreçte yapay zekanın öne çıkmasının kaçınılmaz hale gelmesidir.  Yapay zeka her alanda dünyanın geleceğine damga vuracak yepyeni bir devrimdir. Bu  büyük değişim sürecini kontrollü şekilde yürütmemiz gerekiyor. Gerekli hazırlığı  yapmadan böyle bir değişim seline kapılmak bizi yeniden çok ciddi sıkıntılarla  karşı karşıya getirecektir. Bilginin ve teknolojinin sunduğu imkanları ülkemizin  ve milletimizin hedefleriyle harmanlayarak özel, kamu ayrımı yapmadan tüm  kurumlarımızı bu büyük değişime hazırlamalıyız.”

YAPAY ZEKA

İnsanlığın elinde her geçen gün büyüyen verinin yapay zeka ile  işlenmeye başladığında gelişmelerin hızının geçmişle mukayese edilemeyecek  derecede artacağının altını çizen Erdoğan, sadece üretim ve hizmet değil yönetim  ve karar alma süreçlerinde de köklü değişikliklere yol açacağını, sürecin bir  diğer önemli özelliği olan hata toleransının da azalacağını bildirdi.

Bu durumu son yıllarda atılan her adımda gördüklerini dile getiren  Erdoğan, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarımızda kullandığımız  yöntemleri, geçmişteki operasyonlarla karşılaştırmak mümkün dahi değildir.  Vatandaşlarımıza verdiğimiz tüm hizmetlerde nicelik yanında nitelik de giderek  önem kazanıyor.” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’yi her alanda olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında  da geleceğe hazırlamak için gereken adımları kararlılıkla attıklarını, bu konuda  kamunun ve özel sektörün işbirliğinin şart olduğuna ifade etti.

Aksi takdirde hedeflere ulaşılamayacağını aktaran Erdoğan, “Açılışını  yaptığımız harita uygulamaları bu işbirliğinin başarılı bir örneğidir. Bir kez  daha emeği geçenlere şahsım, milletim adına kutluyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zeka konusunda nereye  varılırsa varılsın, insan her şeyin merkezinde olmaya devam edecektir. İnsan  varsa bütün bu gelişmeler, bu eserler var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok.  Bunun için biz tüm çalışmalarımızı insan merkezli bir anlayışla yürütmeyi  sürdüreceğiz. İnsanı metalaştıran, eşyayı ve bilgiyi insana değil, insanı eşyaya  ve bilgiye hizmet eder hale getiren anlayış bizim medeniyetimizle ve kültürümüzle  bağdaşmaz. Bizim mutlak sorumlu olduğumuz tek güç Rabbimizdir. Onun dışındaki her  şey her faaliyet, her üretim insan içindir. Türkiye olarak bizi orta üst ve üst  gelişmişlik derecesine sahip ülkelerden ayıran en önemli özellik bana göre işte  bu anlayışımızdır. Biz asla Batı dünyasının mültecilere kapılarını kapatmasına,  her gün Akdeniz’in karanlık sularında onların ölümünü seyretmesine yol açan  zihniyetle hareket etmedik, edemeyiz.”

“TÜRKİYE MİLYONLARCA GÖÇMENE KUCAK AÇTI”

Türkiye’nin geçmişten beri canlarını ve hasiyetlerini kurtarmak için  sınırlarına dayanan milyonlarca göçmene hiç tereddüt etmeden kollarını açmasının,  ekmeğini bölüşmesinin medeniyet perspektifinin sonucu olduğuna işaret eden  Erdoğan, aynı şekilde Irak’ta, Suriye’de, Kuzey Afrika’da, Güney ve Güneydoğu  Asya’da, Kafkaslar’da ve Balkanlar’da nice krize, nice trajediye bu anlayışla  müdahil olunduğunu anımsattı.

Erdoğan, “Önümüzde bizden daha zengin nice ülke bulunduğu halde insani  yardımlarda özellikle milli gelire oranla söylüyorum, dünyada bir numarayız. Hani  o dünyanın en zengini, en büyüğü denilenler, bizim çok çok arkamızda yer alıyor.  Niye onların kültüründe veren el, alan elden hayırlıdır anlayışı yok. Bu bizde  var. Bu hissiyatla izlediğimiz politikalar neticesinde yükseldik. Gelişerek,  kalkınarak, büyüyerek, zenginleşerek elde ettiğimiz gücü sadece kendi  çıkarlarımızı ve refahımızı tahkim etmek için değil kendimizle birlikte tüm  kardeşlerimiz, tüm insanlık için kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BİZE 780 BİN KİLOMETRE KARELİK VATAN TOPRAKLARIMIZ YETER”

Suriye’de yürütülen askeri operasyonların bir amacının kendi  sınırlarımızı güvenlik altına almaksa diğer amacının da oradaki insanların  huzurunu sağlamak olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

“İşte dün Rusya ziyaretimizin ana ekseninden birini bu oluşturuyordu.  Attığımız adımlar bunun için. Buradaki huzuru nasıl sağlarız. Afrin’de nasıl  sağlarız, İdlib’de nasıl sağlarız, Cerablus’ta nasıl sağlarız? Suriye’nin  özellikle bize yakın olan bölgesindeki Sayın Trump’ın ifadesiyle o 20 mil yani  açarsak 30-32 kilometre derinlikte bunu nasıl sağlarız? Bütün bu çalışmalar bunun  için. Yoksa bizim ‘Suriye’de işgal’ diye bir derdimiz yok. Bize 780 bin kilometre  karelik vatan topraklarımız yeter. Ama biz buraya nereden geldik. Biz buraya 20  milyon kilometrekarelik topraklardan kaybede kaybede kaybede 780 bin  kilometrekareye geldik. Biz sıradan bir kabile devleti değildik. Şu anda da biz  bir kabile devleti değiliz. Biz anlı şanlı bir Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz.  Burada topraklarımızda en ufak bir parselasyona müsade etmeyiz. Açık söylüyorum,  Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiye’dir. Bölgedeki diğer tüm  güçlerin ajandalarında başka hesaplar, başka projeler vardır.”

Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulunda düzenlenen  “Kara Harp Okulu HGM Atlas ve HGM Küre Uygulamaları Tanıtım Töreni”nde yaptığı  konuşmada, Cumhuriyet dönemi boyunca yerli ve milli anlayışla güvenliği tahkim  etmeye yönelik atılan her adımda çarpıcı bir gerçekle yüzleşildiğini söyledi.

“Şayet gereken siyasi, ekonomik, askeri güce sahip değilseniz,  birliğinizi, beraberliğinizi sağlama almamışsanız, kimsenin gözünüzün yaşına  bakmayacağını bilmelisiniz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış  Harekatı’nda, Ege’de yaşanan gerginliklerde, ASALA terör örgütünün  saldırılarında, 1984’ten beri yürütülen bölücü terörle mücadelede, Karabağ’ın  işgalinde, Bosna’da yapılan katliamlarda netice alamayarak bu gerçeğin  görüldüğünü ifade etti.

Erdoğan, Irak’ın 1991 ve 2003 işgallerinin Türkiye’ye etkilerinde,  Avrupa’da vatandaşlara yönelik ırkçı saldırılarda ve ayrımcı uygulamalarda da bu  gerçeğin görüldüğünü hatırlattı.

Avrupa Birliği üyelik sürecinde diğer tüm üyelerden farklı muamelelere  maruz kalındığını anımsatan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu:

“Suriye’de 2011 yılından beri süren krizde bu gerçeği gördük.  Sınırlarımıza dayanan DEAŞ ve PKK/YPG teröristlerine karşı yürüttüğümüz mücadele  sırasında bu gerçeği gördük. Ülkemizdeki terör örgütleriyle mücadelemizin önü  sürekli kesilmeye çalışılarak bu gerçeği gördük. İşte bunun için 16 yıldır  Türkiye’yi her alanda güçlendirmenin, büyütmenin, kendi ayakları üzerinde  durabilmenin mücadelesini veriyoruz. Düştüğümüzde tekme atmak için bekleyen o  kadar çok kesim var ki. Ne olursa olsun ayakta kalmanın önemini çok iyi  biliyoruz.

Türkiye’nin son 5-6 yılda başına gelen her hadise, ülkemizi tökezletip  düşürme projesinin birer parçasıdır. Avrupa Birliği süreci budur, şu anda  Suriye’de yaşanan olaylardaki durum budur.”

ADANA MUTABAKATI

Erdoğan, 1998’de Suriye ile Türkiye arasında Adana Mutabakatı  imzalandığını anımsatarak, bunun altında bölücü terör örgütünün tesliminin  yattığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünkü seyahattan sonra Rusya Devlet Başkanı  Vladimir Putin ile yaptığımız görüşmelerle yeniden gündeme gelen Adana Mutabakatı  üzerinde ısrarlı şekilde durmamızın gerekliliğini daha iyi anlıyoruz. Milletimiz  bu gerçeği gördüğü için ülkesine ve devletine sımsıkı sarılmış, birlik ve  beraberlik içinde tüm saldırıları boşa çıkarmıştır.” diye konuştu.

15 Temmuz 2016’dakinin, bu saldırıların en alçağı ve kanlısı olduğuna  işaret eden Erdoğan, daha önce çeşitli bahanelerle sokakları karıştırmak veya  çukurlarla bölmek isteyenlerin, emniyeti, yargıyı, bürokrasiyi, medyayı  kullanarak gizli darbeler peşinde koşanların amaçlarına ulaşamadığını ifade etti.

Recep Tayyip Erdoğan, “Sonunda en kaba şekliyle darbe teşebbüsüne  kadar işi vardırdılar.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da devlete darbe girişimi yapıldığına  işaret ederek, “Biz demokrasiye inanmış bir ülke olarak, demokrasiye inanmış  Cumhurbaşkanı olarak tüm heyetimle, ekibimle dünyanın neresinde olursa olsun,  nerede bir darbe girişimi varsa ayırt etmeksizin biz hepsinin karşısındayız. Zira  sandıktan gelene herkes saygı duymak zorundadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu ülkenin, milletin istiklaline ve istikbaline göz dikenlerin  belalarını bulduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin tarihinin en büyük  felaketlerinden birinden kurtulmayı başardığına değindi.

Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ’nün darbe girişiminde 251 şehit ve 2 bin  193 kişinin gazi olduğunu, bu sayede istiklalin ve istikbalin kurtarıldığını  kaydetti.

“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ 15 TEMMUZ ÖNCESİNDEN DAHA GÜÇLÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede en küçük bir tereddüt, en küçük  bir gevşeme, en küçük bir gerileme asla söz konusu değildir. Bu ülkeyi FETÖ  belasından tamamen temizleyene kadar mücadelemiz sürecektir. Dünyada böylesine  büyük bir tehdide karşı mücadelesini bizim kadar hukuk devleti sınırları içinde  yürüten ve yürütebilecek bir başka ülke yoktur. Darbecilerin gözlerini kan  bürümüş şekilde sokakları ateşe boğdukları anlarda dahi bu anlayıştan taviz  vermedik. Mücadelemizi hep adaletin, hukukun, kanunun, kolluğun, savcının,  hakimin her zaman ve herkese lazım olduğu bilinciyle yürüttük.

Şayet haksızlık yapılmış olan varsa, onlara haklarını iade ettik.  Şayet bir şekilde kendini saklamayı, gizlemeyi başarmış varsa onları da takip  ettik, bulduk ve adaletin karşısına çıkardık. Verilen bu kutlu mücadeleyi  sulandırmaya, kendi çıkarlarına alet etmeye çalışanlara da izin vermedik. Ne  askeri ve sivil bürokraside, ne iş dünyasında ne de diğer alanlarda başka hiçbir  hesabın FETÖ kılığı altına sokularak asıl mücadelenin örselenmesine göz yummadık.  Bugün Türk yargısı da Türk polis teşkilatı da Türk Silahlı Kuvvetleri de Türk iş  dünyası da 15 Temmuz öncesinden daha güçlüdür, daha şeffaftır, daha  motivasyonludur. Çünkü perdeler kalkmış, kumpaslar çözülmüş, her şey devletin ve  milletin gözü önünde yapılır hale gelmiştir. Milletimiz birliğini, beraberliğini  koruduğu kurumlar itibarıyla ülkesine, devletine sadakatle hizmet vermeye devam  ettiği sürece bu ülkenin bileğini kimse bükemez.”

Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesini darbe girişimi sonrasında  Türkiye’nin en büyük kazanımlarından biri olarak gördüğünü dile getirerek,  üniversitenin çalışmalarında yanlarında olmayı sürdüreceğini vurguladı.

Recep Tayyip  Erdoğan, “HGM Atlas ve HGM Küre” uygulamalarının hayırlı  olmasını dileyerek, projede emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki tüm gençlerin kahraman orduda  görev yapmak üzere Milli Savunma Üniversitesinin askeri öğrenci alım sınavlarına  katılmalarını istedi.

TÖRENDEN NOTLAR

Erdoğan, törene gelişinde salondakileri “Merhaba Harbiyeliler” diye  selamladı.

Harita Genel Müdürlüğünün Atlas ve Küre Sistemleri’nin tanıtım  filminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Akar, sahnedeki  bilgisayarın tuşuna basarak uygulamaları başlattı.

Erdoğan, “Ya Allah, Bismillah” diyerek uygulamayı devreye aldı.

Törene, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet  komutanları ve diğer ilgililer de katıldı.

HARİTA UYGULAMALARINDA “YERLİ VE MİLLİ” DÖNEM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete  alınan HGM Atlas ve HGM Küre uygulamaları ile harita alanında dışa bağımlılık  ortadan kalkarken, bugünden sonra ihtiyaç duyulan coğrafi verinin temini, bilgi  ithaline gerek kalmaksızın yerli ve milli imkanlarla sağlanacak. 

Uygulamayla  ayrıca kullanıcılar eczane, okul, kamu binası, otobüs  durağı gibi sıkça ihtiyaç duyulan adreslere ulaşabilecek, yer arama, yol tarifi  imkanlarından faydalanabilecek.

Böylece benzer yabancı uygulamalar vasıtasıyla kişisel verilerin  toplanması faaliyetlerinin de önüne geçilecek.

Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü, vatandaşlarla kamu  kurum ve kuruluşlarının internet üzerindeki harita ihtiyaçlarını milli imkanlarla  karşılamak, veri ve yazılımda dışa bağımlılığı kaldırmak ve dijital dönüşüme  altlık sağlamak için HGM Atlas ve HGM Küre uygulamalarını hayata geçirdi.

Kara Harp Okulu’ndaki törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullanıma  açtığı uygulamayla Harita Genel Müdürlüğünce üretilen siyasi ve fiziki,  topoğrafik haritalar, hava fotoğrafları ve milli uydu görüntülerinden üretilen  ortogörüntüler sunulacak.

Milli imkanlarla hazırlanan uygulamalarla yurt içi haritalar cadde ve  sokak seviyesine kadar görüntülenebilecek. Eczane, okul, kamu binası, otobüs  durağı gibi sıkça ihtiyaç duyulan detayların da sunulduğu uygulamada, güncel  meteoroloji verileri de yer alacak.

Yurt dışı haritalarında ise yerleşim yerleri, ana yollar, önemli  nehirler, göllerle dağlar da yer alıyor. Kullanıcılar HGM Atlas üzerinden güncel  deprem verilerine de erişebilecek. HGM Atlas ve HGM Küre, yer arama, yol tarifi, ölçme, uygulama paylaşımı gibi yetenekleri de sunacak.

TARİHİ ORTOFOTOLAR HİZMETE SUNULACAK

Harita Genel Müdürlüğünün 1936’dan itibaren çektiği hava  fotoğraflarından üretilen “tarihi ortofotolar” da yakın zamanda hizmete  sunulacak. Böylece Türkiye’nin 80 yıllık gelişimi doğrudan izlenebilecek, bu  veriler birçok alanda kullanılabilecek.

Ayrıca söz konusu uygulamalar sayısal olarak kurum ve kuruluşlara  sunulabilecek, böylelikle onlar da kendi uygulamalarını geliştirebilecek. Kamu  kurum ve kuruluşlarla vatandaşlar bu uygulamaların sağlayacağı altlık haritalar  ve yeteneklerden eğitim ve öğretim, Ar-Ge, acil ve afet durumları, altyapı ve  enerji işleri, lojistik faaliyetler, turizm ve mühendislik ile emlakla ilgili her  türlü çalışmalarda yararlanılabilecek.

Yerli ve milli olan bu uygulamalarla kamu kurumlarınca benzer  uygulamalar için yurt dışına ödenen ücretlerin ödenmemesi ve benzer yabancı  uygulamalar vasıtasıyla kişisel verilerin toplanması faaliyetlerinin önüne  geçilmesi hedefleniyor.

   

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort