SON DAKİKA

Yeni Zelanda’daki vahşete en çarpıcı yorum: Haçlı saldırısı

Haber7.com yazarı Taha Dağlı, Yeni Zelanda’daki terör saldırısı sonrası

Bu haber 15 Mart 2019 - 13:24 'de eklendi ve 37 kez görüntülendi.

İşte Taha Dağlı’nın o yazısı;

 

 

Yeni Zelanda’da camilerde katliam yapan terörist, Ayasofya mesajı veriyor.

İstanbul’dan “Konstantinopolis” diye bahsediyor.

 

 

İstanbul’daki bütün camileri yıkacaklarını söylüyor.

“Ayasofya minarelerden kurtarılacak” diyor.

“Konstantinopolis yeniden Hristiyan şehri olacak yoksa oraya gelir bütün Türkleri öldürürüz” diyor.

Camilere yönelik terör saldırısından saatler önce Filistin topraklarını işgal eden Siyonist rejimin Başbakanı Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu da Konstantinopolis ve Ayasofya mesajıyla Türkiye’yi tehdit etmeye kalkmıştı.

Oğul Netanyahu, “orası İstanbul değil Konstantinopolis” diyordu.

“Türkler Konstantinopolis’te işgalci” diyordu.

“Türkler bütün Hristiyanları Ortodoksların başkenti Konstantinopolis’ten temizlediler” diyordu.

Saldırıdan 2 gün önce ise Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu, Türkiye karşıtı bir raporu kabul etti.

O raporda da Ayasofya vurgusu vardı.

Türkiye’yi tehdit eden skandal raporda “AB Türkiye ile müzakereleri durdursun, Ayasofya camiye dönüştürülmesin” deniliyordu.

Afganistan’da, Pakistan’da, Yemen’de, Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de, Mısır’da, Libya’da, Avrupa’da, Amerika’da, Yeni Zelanda’da Müslümanlar öldürüyor.

Kiminde Müslüman görünümlüler yapıyor bu katliamları kiminde bizzat kendileri.

İddialar şu, “Müslümanlar teröristtir”, bahaneleri ise “DAİŞ terör örgütü”.

DAİŞ bugün Suriye’de PKK terör örgütüyle ortak çalışıyor. PKK’nın arkasında ise ABD ile İsrail var.

DAİŞ bitti deyip, zafer ilan ediyorlar.

Ama sahaya sürdükleri PKK’lılar, DAİŞ’lileri salıveriyor.

Bir kasabada biten DAİŞ, bir başka şehirde yeniden ortaya çıkıyor.

DAİŞ bir organizasyon arkasında da PKK’yı yöneten kimler varsa, onlar var.

DAİŞ ile Suriye’de yapmadıklarını bırakmadılar, Irak’ta da öyle.

İki Müslüman ülkeyi dizayn ettiler.

Türkiye’yi tehdit ettiler.

Avrupa’da Müslümanları terörist diye hedef gösterdiler.

Yüzlerce camiye saldırı gerçekleştirdiler, yüzlercesinin kapısına kilit vurdular.

Bu sayede Batı’da ırkçı, islam düşmanı kesimler iyice güçlendi.

Mayıs ayında AP’nin seçimleri var. Avrupa’da her ülkede ırkçılar şimdiye kadar hiç alamadıkları oyları alıyor, Avrupa Parlamentosu da Mayıs sonrasında ırkçı ve islam düşmanı kimliği ile ön planda olacak.

DAİŞ bahanesiyle oluşturulan korku imparatorluğu Avrupa ile Amerika’da da etkili.

Bir başka coğrafya Yeni Zelanda’daki sonuçta ortada.

Müslümanlar istenmeyen insanlar, camiler yıkılması gereken yerler.

DAİŞ terörüyle başlayıp, kendileri terörist oldular.

Ama bahane olarak yine Müslümanları gösteriyorlar.

Söylenecek tek şey var, terörü oluşturan da organize eden de yapan da bizzat kendileri.

Yeni Zelandalı terörist Cuma namazında cami basıp katliam yapıyor.

Siyonist kahanist bir Yahudi terörist ise bundan 25 yıl önce 25 Şubat 1994’te bir Ramazan sabahı Hazreti İbrahim Camini basıp, sabah namazı kılan Müslüman Filistinlileri katledebiliyor.

2015’te Amerika’nın Kuzey Carolina eyaletinde Filistin asıllı 3 müslüman genç katledilmişti. Saldırgan yakalanmıştı. Ama buna bırakın terör saldırısı demeyi, ırkçı saldırı ya da nefret suçu bile diyememişlerdi, savcılık katliam dosyasını “otopark cinayeti” olarak kapatmıştı.

Terör terördür, terörün dini olmaz.

Ama terörü doğuran güç ortada, bizzat Batı’nın kendisi.

Hristiyanlık, Yahudilik meselesi değil.

Ama zihinlerinde İslam düşmanlığı, Osmanlı korkusu, Türkiye karşıtlığı olan ciddi bir kesim var.

Bu bazen Siyonist Yahudi Netanyahu’nun ailesi olarak bazen de Yeni Zelandalı Hristiyan bir terörist olarak karşımıza çıkabiliyor.

İşgal altındaki Kudüs’ten, haçlı zihniyetinin başkenti Brüksel’e, oradan da İngiliz Yeni Zelanda’sına uzanan bir hat var.

Ve o hattın tek derdi, Müslümanlar, Türkler, İstanbul ve Ayasofya.

Tıpkı yüzlerce yıl önce olduğu gibi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.